Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/15430 E. 2009/14327 K. 05.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15430
KARAR NO : 2009/14327
KARAR TARİHİ : 05.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,7.960.14 TL fuzuli ödeme yapıldığından 25.12.2005 temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı Kurum, Davalı …’ya kurumlarından 9810046989 ve 3210688260 tahsis numaraları üzerinden aylık ödemesi yapıldığını,9810046989 tahsis no’ lu dosyadan ödenen aylığının yarı oranında ödenmesi gerekirken tam olarak ödenmesi nedeniyle 7.960,14 TL fuzuli ödeme yapıldığını ileri sürerek, 7.960.14 TL nın 25/12/2005 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalıya iş kazası sonucu ölen oğlu Yılmaz Karaboğa’dan 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesince 17.07.1993 tarihinden geçerli olmak üzere iş kazası sigortasından aylık bağlandığı,davalının eşi İsmail Karaboğa’nın 28.07.1997 tarihinde ölümü üzerine 01.08.1997 tarihinden itibaren 506 sayılı Yasa’nın 69. maddesince ölüm aylığı bağlandığı, aylıkların 01.08.1997 tarihinde birleştirildiği, 06.01.2006 tarihli kurum yazısında davalıya bağlanan 981046989 tahsis nolu aylığın yarıya indirilmesi gerektiği gerekçesiyle 22.08.1997-25.12.2005 tarihleri arasında yapılan yersiz ödeme nedeniyle 7.960.00 TL borç çıkarıldığı anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan. 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan,itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” Hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; mahkemece 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesinde, Kurumun kusurlu olduğu işlemler sonucu yapılan yersiz ödemelerin ve yersiz ödemeden faydalananın iyiniyetli olması hallerinde yapılan fuzuli ödemelerin geri alınamayacağına dair bir düzenleme bulunmaması karşısında, mahkemece davacı Kurumun 506 sayılı Yasa’nın 92/2 maddesi gereğince ölüm sigortası aylığı ile iş kazası sigortası gelirinin birleşmesi halinde bunlardan en yüksek olanın tamamını, diğerinin yarısını ödemesi gerekirken, her iki aylığın tamamını ödeyerek yersiz ödemeye neden olduğu, yersiz ödemenin Kurumun hatasından kaynaklandığı, davalının kurumu yanılttığının veya davalının kasıtlı ve kusurlu eylemeleri nedeniyle ödeme yapıldığının, kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı, yersiz ödenen aylıkların geri istenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; davaya konu istem ile ilgili 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesi doğrultusunda inceleme yapmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece açıklanan doğrultuda işlem yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.