YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16996
KARAR NO : 2009/14815
KARAR TARİHİ : 16.11.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (iş)Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 13.9.1995- 26.9.2003 tarihleri arası çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı işyerinde 13.9.1995- 26.9.2003 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsilini talep etmiştir.
Mahkeme davacının 13.9.1995- 26.9.2003 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen 1059 günlük çalışmanın tespiti ile işçilik alacaklarına ilişkin istemin kabulüne karar vermiştir.
Hizmet tesbitine yönelik davalarda öncelikle davanın çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği ya da çalışmalarının Kurumca tespit edilip edilmediği yöntemince araştırılarak, bu belgeler getirtilmeli işyerinin kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirsede, çalışmanın konusu, sürekli, kesintili veya mevsimlik olup olmadığı, çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işverenle, işçiyle, işçiyle ilişkileri düşünülmeli, tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça bordrolarda yer alan ve çalışmaları dava konusu dönemi kapsayan tanıklar ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinin araştırma ve kayıtlarla belirlenmiş çalışanları dinlenilmeli, tanık beyanlarınca sağlığı denetlenmeli, sosyal güvenliğe yönelik davalarda tarafların göstereceği delillerle bağlı kalınmaksızın, resen araştırma yapılabileceğide nazara alınarak, deliller olabildiğince toplanarak çalışma olgusu hiç bir kuşku ve duraklamaya yer bırakmayacak şekilde açıkca belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca 2004/21-480-579, 2005/21-409-413, 2006/21-43-98 ve 2008/21-343-347 sayılı kararlarında da bu hususlar özellikle vurgulanmıştır.
Dosya içeriğinde yukarıda belirtildiği şekilde araştırma yapılmadığı, Kurumdan ve işyerinden dava konusu süreye ait dönem ve ücret bordroları ile çalışmaya ilişkin diğer belgelerin getirtilmediği, dinlenen tanıkların Kafiye Kaya’nın işyerinde çalışmasının bulunmadığının kendi beyanından anlaşıldığı, işyerinde çalıştığına beyan eden diğer tanık…ile ilgili hiçbir belge bulunmadığı, beyanının denetlenmediği, yukarıda açıklandığı şekilde tanık beyanlarına başvurulmadığı, ve araştırma yapılmadığı, sonuç olarak yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek konulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalıların hizmet tespitine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı işverenin işçilik alacaklarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.