Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/9751 E. 2023/404 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9751
KARAR NO : 2023/404
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/637 E. 2015/414 K.
SUÇ : Trafik güveniliğini tehlikeye sokma, Taksirle yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama

1.Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

2.Taksirle Yaralama Suçu Yönünden;
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde, Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 Karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar, 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL’ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve bu nedenle temyiz isteğinin reddi gerektiği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/04/2015 tarihli ve 2014/637 Esas, 2015/414 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1.Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,

2.Taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 2.250,00 TL doğrudan adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31/10/2019 tarihli ve 2015/326905 sayılı, ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; üzerine atılı taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçları yönünden suçun unsurları oluşmadığından bahisle hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve diğer temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Katılanın suç tarihinde Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğünde Polis Memuru olarak görev yaptığı, … Dinlenme tesislerinde bulunan Mc Donelts isimli … yerinde alış veriş yapan bir şahsın alkollü olarak aracı ile geldiğini, yine buradan … plaka sayılı araca binerek olay yerinden ayrıldığının anons edildiği, katılan ve ekip arkadaşının anonsa konu aracı Atatürk Bulvarı kergi kavşağında tespit ettikleri ve takibe aldıkları, uzun bir takip sonucunda sanığın … Caddesi üzerinde aracını durdurduğu, katılanın sürücü koltuğunda oturan sanıktan evraklarını istediği, sanığın katılana “hayırdır sen trafik polisi misin” dediği, katılanın evet yanıtı üzerine aracı geri vitese aldığı ve aracı hareket ettirerek katılanın ayağının üzerinden geçtiği, … Devlet Hastanesinin 31.08.2014 tarihli raporuna göre katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, bu olay üzerine katılan ve ekip arkadaşının sanığı takip etmeye devam ettiği ve yardım çağırdıkları, … plaka sayılı aracın Çocuk Şubenin sivil ekiplerince durdurulduğunda şoför koltuğunda tanık …’nin bulunduğu, sanık …’ın … Devlet Hastanesinden 31.08.2014 tarihinde aldırılan adli raporuna göre 178 promil alkollü olduğunun anlaşıldığı, katılan beyanı, olay tanığı … ile tutanak tanıkları … ve …’nın beyanlarının bu yönde olduğu, her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmemiş, direksiyonda kendisinin olmadığını savunmuş ve getirdiği tanıkları da aynı mahiyette beyanda bulunmuş ise de katılan ve tanık … arasında önceye dayalı bir husumetin bulunmaması, katılan ve tanığın beyanları, resmi belge niteliğindeki 31/08/2014 tarihli olay tutanağı içeriği, sanık lehinde beyanda bulunan tanıkların sanık ile aynı araçta bulunmaları ve akraba olmaları nazara alındığında sanığı suçtan kurtarmaya matuf bu beyanlara itibar edilemeyeceği, belirtilmiştir.
2.Sanık, aşamalardaki beyanlarında aracı kendisinin kullanmadığını, suçu kabul etmediğini beyan etmiştir.
3.Sanık hakkında, … Devlet Hastanesince düzenlenen 31.08.2014 tarihli doktor raporu ile sanığın1.78 promil alkollü olduğu belirtilmiştir.
4. Sanık …’a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda her iki suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, TCK’nın “Trafik güvenliğini tehlikeye sokma” başlıklı 179/2.maddesinde alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde … sevk ve idare edemeyecek olan kişinin … kullanma hâlinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olduğu, somut olayda ise bir kişinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; tehlikeli eylemin zarara yol açması ve her iki suçun birlikte işlenmesi halinde sanığın hangi suç nedeniyle cezalandırılacağı belirlenirken, suçlar için Kanunda öngörülen cezaların ağırlığının değil, zarar suçu-tehlike suçu ölçütünün esas alınması suretiyle, sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının mümkün olduğu ahvalde sadece taksirle yaralama suçundan cezalandırılması, ancak kovuşturma şartı olan şikayetin gerçekleşmemesi, şikayetten vazgeçilmesi veya uzlaşma nedeni ile taksirle yaralama suçundan cezalandırmanın mümkün olmadığı ahvalde ise, sanığın TCK’nın 179.maddesinde düzenlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan cezalandırılması gerektiği, somut olayda sanığın taksirle yaralama suçundan cezalandırıldığı gözetildiğinde, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ”hüküm kurulmasına yer olmadığına” kararı verilmesi yerine bu suçtan, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi; hukuka aykırı bulunmuştur.
1. Üzerine Atılı Tafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçları Yönünden Suçun Unsurları Oluşmadığından Bahisle Hakkında Beraat Kararı Verilmesi Gerekirken Mahkumiyet Hükmü Kurulmasının Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Olay ve olgular başlığı altında yer verilen 31/08/2014 tarihli doktor raporu ile sanığın 1.78 promil alkollü olduğu belirtilmekle, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.” şeklindeki 48/6. maddesine göre 100 promilin üzerinde alkol veya uyuşturucu madde alınması sonrası … kullanılmasının atılı suçun oluşması için yeterli olduğu anlaşılmakla; 1.78 promil alkollü olarak … kullandığı tespit edilen sanık hakkında, atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundun, 5237 sayılı Kanun’un 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin esas mahkemenin kararı hukuka uygun bulunmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
1.Taksirle Yaralama Suçu Yönünden;
… 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/04/2015 tarihli ve 2014/637 Esas, 2015/414 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden ;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 03/04/2015 tarihli ve 2014/637 Esas, 2015/414 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.