YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13843
KARAR NO : 2022/10311
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2021 tarih ve 2018/225 – 2021/107 sayılı kararı
Suç : Terör örgütü üyesi olmak, konut dokunulmazlığı ihlali, tehdit, mala zarar verme, hürriyetten yoksun bırakma.
Hüküm : 1-TCK 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53/1, 58/9, 63 maddeleri uyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
2-TCK 116/4, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53/1, 58/9, 63 maddeleriuyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi (2 kez)
3-TCK 106/2-c-d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53/1,58/9, 63 maddeleriuyarınca verilen mahkumiyet kararınayönelik istinaf başvurusunun esastan reddi (2 kez)
4-TCK 151/1, 3713 sayılı Kanunun 5/1 TCK’nın 53/1, 58/9, 63 maddeleriuyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi (2 kez)
5-TCK 119/1-a-c-d, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 53/1, 58/9, 63maddeleriuyarınca verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi (2 kez)
Temyiz edenler : Sanık ve müdafii
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre ve Dairemizin 2021/9058, 2022/29245 esas sayılı dosyaları ile aynı … yapılan incelemede;
Her ne kadar tebliğnamede hürriyetten yoksun bırakma suçu yazılmamış ise de anılan suçun uygulama maddelerinin tebliğnamede gösterilmesi nedeniyle bu husus eksiklik olarak değerlendirilmemiştir.
I-Sanık müdafiinin konut dokulmazlığı ihlali, tehdit, mala zarar verme, hürriyetten yoksun bırakma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebi yönünden;
Hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre, ilk derece mahkemesince verilen beş yıldan az hapis cezalarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyizi mümkün olmadığından; sanık müdafiinin temyiz isteminin CMK’nın 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebi yönünden;
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Dairemizce de benimsenen, öğretide ekseriyetle kabul gören yerleşik yargısal kararlara göre, örgütü yönetmek ya da örgüte üye olmak suçları mütemadi (kesintisiz) suçlardandır. Yani fiilin icrası süreklilik arz eder. Bu suçlarda örgüt hiyerarşisine dahil olup faaliyetlere başlanmakla suç tamamlanmıştır. Ancak fiilin icrası devam ettiği müddetçe fiilin ifade ettiği haksızlık da süreceğinden suç işlenmeye devam edecektir. Failin kendi isteğiyle ya da irade dışı olarak örgütten ayrılması halinde suç bitmiş olacaktır. Mütemadi suçların tamamlanmasıyla bitmesi aynı anlamı taşımamaktadır.
Mütemadi suçların ceza ve muhakeme hukuku bakımından önemli sonuçları mevcuttur. Ceza hukuku bakımından, suça teşebbüs fiilin bitmesine kadar değil tamamlanmasına kadar mümkündür. İştirak ise bitinceye kadar gerçekleşebilir. Suç işlenmeye devam ettiğinden, koşulları varsa meşru savunma hükümleri uygulanabilir. Uygulanacak ceza hükümleri bakımından temadinin bittiği tarih esas alınmalıdır. Yine kusur yeteneği ve yaş küçüklüğü bitiş tarihine göre tayin edilir.
Muhakeme hukuku bakımından ise, zamanaşımı, yetkili mahkeme ve şikayet süresi temadinin bitişine göre değerlendirilecektir. Ancak suçun mütemadi niteliği, kural olarak görevli mahkemenin belirlenmesi ya da kovuşturma usulünün tespiti bağlamında bir özellik taşımaz. Örgüt üyeliği temadi eden suçlardan olması nedeniyle hukuki ve fiili kesintiyle sona erecektir. Kesinti tarihi suç tarihidir.
Mütemadi suçlarda iddianame düzenlemekle hukuki kesintinin gerçekleştiğinin kabulü halinde dava zamanaşımı süresi de işlemeye başlayacaktır. Bir taraftan suç işlenmeye devam ederken iddianameyle kamu davası açılması nedeniyle bu suçun dava zamanaşımına uğrama tehlikesi ortaya çıkacaktır. Diğer taraftan tamamlanan ancak bitmeyen mütemadi suçtan dolayı aynı sanık hakkında çok sayıda iddianame düzenlenebilecektir. Kamu davası açılması için yeterli delil bulunan hallerde savunma alınmaksızın dava açılmasına engel hal yok ise de, mütemadi suçlardan olan örgüt üyeliği suçunda yakalamanın gerçekleşmediği durumda dava açılması bir yarar sağlamayacaktır.
Bu nedenlerle, örgüt üyeliği suçunda, temadinin fiili kesinti(yakalanma) ile meydana geleceği kabul edilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaylar değerlendirildiğinde;
Yapılan yargılama sonunda, terör örgütüne üye olma suçunun temadi eden suçlardan olduğu gözetilerek UYAP sisteminde yapılan incelemede, sanık hakkında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/332 esas, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/97 esas, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/48 esas, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/351 esas, İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/90 esas, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/87 esas İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/195 esas sayılı dosyalarında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan derdest dava dosyaları bulunduğu görülmekle ve başkaca terör örgütüne üye olma suçundan derdest dosyalarının bulunup bulunmadığı da araştırılarak, sanığa atılı eylem ve faaliyetlerin aynı dönemleri kapsayıp kapsamadığı belirlenip, iş bu dosyalarda aynı eylem ve faaliyetler nedeniyle mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığı hiçbir duraksamaya yer bırakmayacak biçimde saptandıktan sonra, akabinde sanığın eylemlerinde hukuki ve fiili kesinti oluşup oluşmadığı da değerlendirilerek, dosyalarının Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde birleştirilerek sanık hakkındaki tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.