Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2007/1855 E. 2007/3278 K. 30.10.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1855
KARAR NO : 2007/3278
KARAR TARİHİ : 30.10.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini belirterek, 17.413.00YTL’sı tazminatın ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davadan tahsilini talep etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulü ile 15.560.00YTL’sı tazminatın 20.9.2005 ödeme tarihinden işleyecek avans faizi ile davadan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece hasar bedelinin tespiti için alınan 6.7.2006 tarihli raporunda, aracın onarımının ekonomik olamıyacağı, ikinci el piyasa değerinin 22.080.00YTL, hurda değerinin 5.100.00YTL olduğu, çekici ücreti ile birlikte 17.390.00YTL hasar bedeli belirlenmiş, davacı vekili 13.7.2006 tarihli oturumda aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, talepleri gibi karar verilmesini istemiş, mahkemece ekspertiz raporu ile bilirkişi raporunda aracın ikinci el piyasa değerinin farklı belirlenmesi nedeniyle ek rapor alınmış, bilirkişi ek raporunda, araç değerini sehven yanlış yazıldığını ikinci el piyasa değerinin 20.250.00YTL, hurda değerinin 3.250.00YTL olduğunu, çekici ücreti ile bir-likte 17.400.00YTL tazminat bedeli belirlenmiştir. Davacı vekili ek rapora karşı beyanlarında aleyhe olan hususları kabul etmediğini bildirmiş, mahkemece davacı vekilinin ilk rapora karşı koymayıp benimsediği bu nedenle davalı yararına usulü kazanılmış hak doğduğu gerekçesi ile aracın piyasa değeri üzerinden ilk rapor ile belirlenen hasarlı değeri mahsup edilerek tazminat hesaplanmıştır. Ancak, davacı vekili raporlara karşı aleyhe olan hususları kabul etmediğini beyan ettiğine göre davalı yararına usulü kazanılmış hak doğduğu kabul edilemez.Bilirkişiden alınan ek rapor değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken davacı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan bahisle hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.