Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7662 E. 2023/49 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7662
KARAR NO : 2023/49
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayet ve borca itirazın reddine, yasal şartlar oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı borçlular vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı borçlular vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; senet aslı kasaya alınmadığından icra emrinin iptali gerektiğini, kambiyo takibinde senedin teminat senedi olduğunu, genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak boş olarak verildiğini, vade tarihinin sonradan banka tarafından doldurulduğunu, taraflarına 11.10.2019 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtarın muhataplarıyla takibin muhataplarının aynı olduğunu, üstelik ihtarnamede şirket dışındaki kişilerin kefil olduğunun belirtildiğini, ihtarnamede talep edilen miktar ile takip talebinde istenen miktarın aynı olduğunu, sadece ihtar masrafı eklendiğini, senet tutarının 7.000.000,00 TL olup müvekkillerinin bankaya ancak ödeme yapması halinde kalan miktarın 461.100,00 TL olması gerektiğin, oysa herhangi bir senet ödemesi yapmadıklarını, faiz oranına ve komisyon bedeline itiraz ettiğini belirterek takibin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu bono, 6102 Sayılı TTK’nın 776. maddesinde sayılan unsurları içermekte olup kambiyo senedi niteliğini taşıdığı sabittir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 2017/5553 Esas, 2017/11379 Karar sayılı ve 26.09.2017 tarihli ilamında belirtildiği üzere; HGK’nın 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK’nın 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir. Yine, 6102 sayılı TTK’nın 778/2-f. maddesi yollamasıyla uygulanması gerekli TTK’nın 680. maddesi uyarınca, açık bono düzenlenmesi mümkündür. Fakat borçlunun, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu yönündeki bu iddiasını yine yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Somut olayda davacı borçlu, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve teminat olarak verildiği hususunda, İİK’nın 169/a maddesine uygun, takip konusu senedin teminat olarak verildiğine ve senetten doğan alacağın şarta bağlandığına ilişkin senedin tüm unsurlarına atıf yapan yazılı bir belge de sunulmamıştır. Diğer taraftan alacaklı vekilinin senedin teminat senedi olduğuna yönelik bir kabulü de söz konusu değildir. Bu itibarla her ne kadar davacı tarafından senedin teminat amaçlı verildiği, senedin vadesinin alacaklı tarafından sonradan düzenlendiğini, takip dayanağı senedin kambiyo vasfı taşımadığını gerekçeleriyle takibin iptali talep edilmiş ise de; davacı yan iddiasını ispatlayamamıştır. Son olarak davacı yan takipte faize ve komisyona itiraz etmiş olmakla birlikte, takipte alacaklının faiz talebinin bulunmadığı, bunun yanı sıra, talep edilen %0,3 komisyonun da yasaya uygun olduğu, senedin icra müdürlüğü kasasına alınmış olduğu anlaşılmakla bu kapsamdaki itirazın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; dava dilekçesindeki tüm hususları tekrarla; taraflar arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığının tartışmasız olduğunu, sözleşme ve senet bir arada değerlendirildiğinde tüm hususların birbiri ile örtüştüğünü, bu yönde Yargıtay kararları bulunduğunu, müvekkili ile davalı banka arasındaki ilişkinin temeli kredi sözleşmesi olduğunu, dolayısıyla alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 Sayılı TTK’nın 776/1. maddesinin (b) bendinde bono veya emre yazılı senedin kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi gerektiği, 777. maddesinde de bu unsuru içermeyen bir senedin bono sayılmayacağı hükme bağlanmıştır. HGK’nın 14.03.2001 tarih 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğu senet üzerine yazılmak suretiyle ya da yazılı belge ile kanıtlanmalıdır. İİK’nın 169/a maddesi uyarınca, belgede, takip dayanağı senede açıkça atıf yapılması zorunlu olup, açıkça atıf yapıldığının kabulü için senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gereklidir. Delil olarak dayanılan genel kredi sözleşmesinde takip konusu senede atıf yoktur. Yine takibe konu senette teminat amacı ile verildiğine ilişkin bir ibare bulunmamaktadır. Bu durumda senedin teminat senedi olduğu iddiası İİK’nın 169/a maddesinde sayılan belgelerden biri ile ispat edilemediğinden borca itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleri ile HMK’nın 353/1-b/1 maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesindeki tüm hususları tekrarla; mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takibe konu bononun taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğu, vade tarihinin sonradan doldurulduğu iddialarını içeren borca itiraz istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.İİK’nın 169/a maddesi, 6102 Sayılı TTK’nın 776/1, 777. maddeleri,
2. HGK’nın 14.03.2001 tarih ve 2001/12-233 ve 20.06.2001 tarih, 2001/12-496 sayılı kararları.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.