YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/17
KARAR NO : 2023/173
KARAR TARİHİ : 30.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
… 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/353 Esas, 2021/349 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 08.07.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.11.2022 tarihli ve 2022/12210 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/138955 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2022 tarihli ve KYB-2022/138955 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesinde yer alan basit yaralama suçunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinin 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değiştirilmeden önceki haliyle de anılan maddenin 253/1-a maddesi gereğince de uzlaşmaya tabi olduğu, somut olayda ise sanığa ve katılana soruşturma veya kovuşturma evresinde usulüne uygun bir uzlaşma teklifi yapılmadığı anlaşılmakla, uzlaştırma işlemleri yapıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un “Uzlaştırma” başlıklı 253 üncü maddesinin birinci fıkrasında ve aynı fıkrasının (a) bendinde yer verilen;
“(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar,”
Şeklindeki düzenleme karşısında, uzlaştırma kurumunun, şikâyet şartına bağlı suçlar yönünden uygulanabileceği ön koşul olarak belirlenmiştir. Aynı hükmün (b) bendinde şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın 5237 sayılı Kanun’da yer alan bazı suçlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması öngörülmüş ise de sanığın yargılama konusu eylemini, 5237 sayılı Kanun’un, “Tanımlar” başlıklı 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin dördüncü
cümlesinde yer alan; “Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,” kapsamında silahtan sayılan pet şişe ile gerçekleştirdiği iddiası ile kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında ve üçüncü fıkrasının ilgili bölümlerinde;
“(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine,…
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) …,
b) …,
c) …,
d) …,
e) Silahla,
f) …,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, ….”
Şeklinde düzenleme yapılmıştır.
3. İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün yargılama konusu eylemi silahtan sayılan bir cisim ile gerçekleştirdiği iddiasının şüpheli kalması nedeniyle Mahkemece hükümlü hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca artırım yapılmamıştır. Bu hâli ile hükümlünün kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi kapsamında soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlardan olduğu, bu itibarla uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır.
4. 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen;
“(1) Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir.”
Şeklindeki düzenleme karşısında, hükümlü ile katılan arasında uzlaştırma işleminin yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği dikkate alınmadan karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/353 Esas, 2021/349 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.01.2023 tarihinde karar verildi.