YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3366
KARAR NO : 2008/5787
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya trafik sigortalı … plakalı aracın çarpması sonucu, dava dışı … plakalı araçta oluşan zararın, aracın sigortacısı … Sigorta A.Ş. tarafından tazmin edildikten sonra anılan şirketin kusur oranı nedeniyle müvekkiline ve müvekkilinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalıya rücu ettiğini, davalının rücu talebini cevapsız bırakması üzerine, … Sigorta A.Ş.’nin müvekkili ve davalı trafik sigortası aleyhine yaptığı icra takibi nedeniyle tazminatın ödenmek zorunda kalındığını belirterek, trafik sigortası poliçe limiti dahilinde olan 2.750,00 YTL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının zamanaşımına uğramış olan ve kanunen ödememesi gereken bir tazminatı ödediğini, bu tazminatı davalı şirketten talep hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulüyle, 2.750,00 YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu kaza, 13.03.2004 tarihinde gerçekleşmiştir. Hasara uğrayan dava dışı … plakalı aracın kasko sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödediği tazminatın rücuen tahsili için davacı ve davalı hakkında 2 yıllık
zamanaşımı süresinden sonra 04.10.2006 tarihinde icra takibine başlanmıştır. Davalı trafik sigorta şirketi tarafından süresi içinde zamanaşımı def’i ileri sürülerek icra takibine itiraz edildiği halde, davacı sigortalı, zamanaşımı def’inde bulunmamış ve hakkındaki takip kesinleşmiştir. Buna göre, davacının kendi kusuru nedeniyle ödememesi gereken bir borcu ödemiş bulunmasından dolayı, davalı … şirketinin sorumlu olmayacağı gözetilmeden yazılı biçimde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 25.12.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.