YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5529
KARAR NO : 2009/1214
KARAR TARİHİ : 09.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın, tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek, sigortalısına ödenen 9.148.YTL tazminatın ödeme tarihinden faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Davalı … adına çıkartılan duruşma davetiyesi, Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine uygun olarak tebliğ edilememiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 8.185.YTL’nin 5.12.2005 ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçeli karar davalı …’un … Müdürlüğü tarafından bildirilen adresinde birlikte oturdukları anlaşılamayan annesi ……’un imzadan imtina ettiği belirterek en yakın komşusuna haber verilmeden ve kapıya iki nolu haber kağıdı yapıştırılmadan mahalle muhtarına tebligat evrakı bırakılmak suretiyle tebliğ edilmişse de yapılan bu tebligat, Tebligat Kanunun 21 ve Tüzüğünün 28. maddesine uygun bulunmadığından davalı … vekilinin temyizi süresinde kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde;
1-Davalı … adına çıkartılan duruşma davetiyesinin Tebligat Kanunun 21 ve Tüzüğünün 28.maddesine uygun tebliğ edilmediği gözetilmeden, davalının savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması isabetli değildir.
2-Kabule göre de; davalı … vekili temyiz dilekçesinde, kazaya karışan … plakalı aracın, trafik kazasından önce Ankara 23. Noterliğinin 16.5.2005 tarih ve 6535 yevmiye nolu noter satış sözleşmesi ile satıldığını beyan ederek sözleşmeyi ibraz etmiştir. Keza bu durumun Ankara … Müdürlüğünün 19.11.2007 tarihli yazısı ile de mahkemeye bildirildiği anlaşılmaktadır. O halde, davalı …’un işleten (malik) sıfatı olmadığından hakkında açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUCU: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 9.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.