YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6930
KARAR NO : 2009/6417
KARAR TARİHİ : 15.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hüküm davalı … ve katılma yoluyla davalı … vekilleri tarafından temyiz edilmiş davalı … vekilince de duruşma talep edilmiş olmakla duruşma için tayin edilen 5.5.2009 salı günü davacı … vekili Av. … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten, eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları arkadaşı olan diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap vermemişlerdir.
Mahkemece taşınmazların düşük değerle satılması ve davalıların kötü niyetli olmaları nedeniyle davanın kabulü ile yapılan tasarrufların iptaline karar verilmiş; hüküm, davalılar … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalılardan … tarafından temyize cevap dilekçesi ile birlikte temyiz talebinde bulunulmuş ise de temyiz harcı yatırılmamış olduğundan temyiz isteğinin (dilekçesinin) Reddine
2-Davalı …’in temyiz isteğine gelince; Dava İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Dava ve takibe konu edilen alacak … tarafından …. Noterliğinde düzenlenen temlikname ile hükümden önce 21.03.2008 tarihinde …’ya temlik edilmiştir. Bir davada aktif dava ehliyetinin yani dava hakkının yargılamanın sona erdiği tarihe kadar bulunması gerekir. Somut olayda davacı alacağını davada taraf olmayan …’ya temlik ettiğine göre aktif dava ehliyeti sona ermiştir. Bu durumda mahkemece HUMK’nun 186. maddesi uyarınca lehine temlik yapılan …’nın davadan haberdar edilip huzuru ile davanın sonuçlandırılması gerekirken bu yönde her hangi bir işlem yapılmadan davanın sonuçlandırılması doğru değildir.
SONUÇ: Davalılardan … vekilinin temyiz itirazları bu yönden yerindedir, kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair nedenlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı … yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 15.10.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.