YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3175
KARAR NO : 2008/4495
KARAR TARİHİ : 09.10.2008
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı aracın trafik kazasında pert olacak şekilde hasarlandığını; ancak, davalı şirket tarafından hasarın teminat dışında kaldığı gerekçesiyle tazminat ödenmediğini açıklayarak,aracın aynen teslimini,bunun mümkün olmaması halinde araç bedeli olan 30.930,00YTL.nın kazanın ihbar tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesiyle, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 22.800,00 YTL.zarar bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm,davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında dava türünün “tazminat” yerine “alacak” yazılmış olması, mahallinde düzeltilebilir nitelikte maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
../…
2-Mahkemece benimsenen Adli Tıp Kurumunun 28.11.2006 ve 25.4.2007 tarihli raporunda, aracın kasko (sigorta) değerinden hurda (sovtaj) bedeli düşülerek gerçek zararın tespitinin doğru olmadığı, kasko sigortası genel şartlarının B.3.3.1.2 maddesinde; onarım masraflarının sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihdeki değerini aşması, yada araç onarım kabul etmez bir hale gelirse aracın tam hasara uğramış sayılacağı, bu halde değeri tamamen ödenen araç ve aksamının, talep ettiği takdirde sigortacının malı sayılacağı öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece sigortalı aracın kaza tarihindeki 2.el piyasa rayiç bedeli ile hurda (sovtaj) değeri belirlenmeli, aracın hurdası davacı tarafa bırakılmış ise, belirlenen rayiç bedelden hurda (sovtaj) değeri düşülmeli, eğer araç hurdası davalı tarafa bırakılmış ise, belirlenen rayiç bedel üzerinden (hurda değeri düşülmeden) hüküm kurulması gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi isabetli değildir.
3-Nöroloji uzmanının da bulunduğu 17.3.2006 tarihli bilirkişi raporu, hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece, içlerinde nöroloji uzmanının da bulunduğu yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulmalı; kazanın meydana geliş şekli üzerinde durularak başka unsurlar olmaksızın olayın münhasıran alkolün etkisi altında meydana gelip gelmediği konusu aydınlatılmalı; tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre de; hasar bedeline 3.3.2005 ekspertiz rapor tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ;Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle,davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,2, 3, 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle,temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 09.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.