YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5052
KARAR NO : 2023/22
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/768 E., 2022/1442 K.
ve diğer 7 Müdahil
DAVA TARİHİ : 20.04.2016
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/146 E., 2021/368 K.
Taraflar arasında iflasın ertelenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddi ile davacı şirketlerin ayrı ayrı iflasına karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili grup şirketlerin gerek kamu kurum ve kuruluşlarına gerekse özel sektör işlerine yüklenici firma olarak katıldığını, ülke genelinde yaşanan ekonomik krizler,
1
rekabet koşullarının ağırlaşması ve özelleştirmeler sonucunda ekonomik durumlarının son dönemlerde iyice bozulduğunu, bu nedenle borca batık hale geldiklerini, ancak sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde borca batıklıktan kurtulmalarının mümkün olduğunu ileri sürerek davacı şirketlerin borca batıklığının tespiti ile İİK’nın 179 uncu maddesi uyarınca iflasının bir yıl süreyle ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketlerin iyileştirme projesinde öngörülen gelirleri sağlayamadığı, en son alınan bilirkişi ve kayyım raporlarına göre şirketlerin pasif mal varlığı değerlerinde artış meydana geldiği, davacı yararına ilk tedbir kararının 05.05.2016 tarihinde hükmedildiği, bu tarihten itibaren 5 yıllık süre dolmasına rağmen şirketlerin iyileştirme projesinin hayata geçiremediği ve rayiç değerler üzerinden yapılan hesaplamaya göre borca batıklık halinin devam ettiği, yargılama devamı süresinde borç ödemelerinde eşitlik ilkesine uymadığı, davacı şirketlerin kayyım için tayin edilen ücretleri ödemediği gibi gider avanslarını da yatırmadığı gerekçesiyle iflasın ertelenmesi taleplerinin reddi ile davacı şirketlerin ayrı ayrı iflasına karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; borçlarının yarısının ödendiğinin kayyım raporları ile tespit edildiğini, iyileştirme projesinin uygulanabilir olup olmadığı konusunda heyet raporu alınmadan iflas kararı verildiğini, müvekkillerin iş makinaları ve gayrimenkullerin bulunduğu Kars Asliye Hukuk Mahkemesinden talep edilen işlemler yapılmadan evrakın bilâ ikmal iade olduğunu ve bilirkişi raporu alınmadığını, karar kesinleşmeden tedbirlerin kaldırılmasının hatalı olduğunu, müvekkillerin alacaklı olduğu dosyalardaki alacakları ve mallarının rayiç bedelleri hesap ettirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki şirketin de borca batık olduğu, geçen süre içerisinde şirketlerin borca batıklıktan çıkma yönünde yeterli gelir elde edemediği, bu nedenle pasiflerinde artış meydana geldiği, iyileştirme projesinde öngörülen gelirleri sağlayamadıkları ve gelirlerinde azalma olduğu, şirketlerin rayiç değerlere göre aktiflerinin pasifini karşılamakta yetersiz kaldığı, aradan geçen zamana rağmen borca batıklık halinden kurtulamadıkları anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iflasın ertelenmesi talebine ilişkindir.
2
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (İİK’nın) mülga 179/b maddesi 4 üncü ve 5 inci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İflasın ertelenmesi müessesesi; bilançosu borca batık olan bir şirketin İcra İflas Kanunu çerçevesinde bu halden kurtulmasının mümkün görülmesi durumunda, borçluya tanınmış kanuni bir haktır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan İİK’nın mülga 179/b maddesi 4 üncü fıkrası iflas erteleme süresinin 1 yıl olacağı, bu sürenin kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabileceği ve uzatma süreleri toplamının 4 yılı geçemeyeceği, anılan maddenin 5 inci fıkrasında da erteleme süresi sonunda iyileşmenin mümkün olmadığının tespiti üzerine mahkemece şirketin iflasına karar vereceği düzenlenmiştir.
3. Dosya kapsamından; davacı şirketlerin eldeki davayı açmadan önce merkez yerleri olan Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/1083 E. sayılı dosyasında 09.12.2014 tarihinde iflasın ertelenmesi istemiyle dava açtığı ve 16.12.2014 tarihli tedbir kararı verildiği, yapılan yargılama sonucunda 08.03.2016 tarihli kararla davacı şirketlerin borca batık olmadığı anlaşıldığından iflas erteleme taleplerinin reddine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, 29.03.2016 tarihinde her iki şirketin merkezi Erzurum’a taşıyarak 20.04.2016 tarihinde ikinci kez iflasın ertelenmesi talepli eldeki davanın açıldığı, mahkemece 05.05.2016 tarihinde tedbir kararı verildiği, yapılan yargılama sonucunda 26.10.2021 tarihinde talebin reddi ile davacı şirketlerin iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
4. Somut olayda, davacı şirketlerin ilk iflas erteleme talebiyle açmış oldukları davada yaklaşık bir buçuk yıl, temyize konu eldeki dosyada da beş yıl iflas erteleme tedbirinden faydalandığı ve İİK’nın mülga 179/b maddesi 4 üncü fıkrasında düzenlenen sürelerin tamamından faydalandıkları, davacı şirketlerin mal varlıklarının değer tespiti için yazılan talimatın mal varlıklarına ilişkin açık bilgilerinin, açık adreslerinin, taşınmaz bilgilerinin, hangi taşınmazlarda keşif yapılacağının açıkça tespit edilerek bildirilmesi istendiği halde davacılar tarafından bildirilmemesi üzerine talimat mahkemesince bilâ ikmal iade edildiği, şirketlerin mali verilerinin kayyıma sunulmadığı ve bu konuda iyi niyet gösterilmediği, kayyım ücretlerinin ödenmediği, gider avanslarını yatırılmadığı, her iki şirketin de borca batık olduğu, süreç içerisinde aktif malvarlığı değerinde herhangi bir artış olmadığı gibi pasif malvarlığı değerinde artış meydana geldiği, borca batıklıktan kurtulamadığı, davacı şirketlerin borca batıklıktan çıktıkları yönünde bir iddianın da bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde mahkemece İİK’nın 179/b-5 inci maddesi gereğince davacı şirketlerin iflasına ilişkin verilen karar dosya kapsamına uygun olmuştur.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
3
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden tahsilatta tekerrüre sebebiyet vermemek kaydıyla müştereken ve müteselsilen alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.