YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/645
KARAR NO : 2023/236
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/465 E., 2021/950 K.
DAVA TARİHİ : 24.04.2013
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/270 E., 2020/418 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesince davanın davalı … yönünden davanın sıfat yokluğundan reddine, davalı … Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Belli edilen günde davacı vekili Avukat … ile davalı … Hafriyat Nak. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat … …’un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında 03/01/2012 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi bulunduğunu, Artvin ilinde yapılacak olan sathi kaplama işini üstlendiklerini, davalıların yüklendikleri işin bir kısmının davacı tarafından yapılmasını istediklerini ve bu konuda taraflar arasında anlaşma yapıldığını, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan miktar üzerinden düzenlediği faturayı davalılara gönderdiğini, faturanın ödenmemesi sebebi ile icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı ile takibin durduğunu belirterek, Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2012/21175 sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ile diğer davalı … arasında düzenlenen iş ortaklığı kapsamında Artvin ilinde yapılacak sathi kaplama işinin alındığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yapılacak işe yönelik herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, görüşme yapılmadığını, davacının dosyaya sunduğu sözleşmenin taraflarının davacı ile diğer davalı … Şirketi arasında olduğunu, diğer davalı ile yaptıkları iş ortaklığı gereği müvekkilinin akaryakıt temin ettiğini, diğer davalının ise yüklendiği işin bir kısmını davacıya yaptırdığını, adi ortaklığı temsilen veya adi ortaklık nam ve hesabına sözleşmenin yapılmadığını, buna ilişkin davalı …’a verilmiş bir yetki ve icazet bulunmadığını, davalılar arasındaki sözleşmeye göre ortaklığı sorumluluk altına sokacak her türlü hukuki işlem ve eylemde ortakların müşterek imzalarının bulunması gerektiğini, ortaklık adına kesilen faturayı kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “davalıların oluşturduğu iş ortaklığı ile Karayolları 10. Bölge Müdürlüğü arasında 2011/39166 ihale numaralı, 15/06/2011 tarihli Artvin İlinde sathi kaplama yapılması konulu sözleşmenin imzalandığı, davacı ile davalılardan … İnşaat arasında bila tarihli sözleşme ile çalışma alanındaki belirli bölgelerin sathi kaplamasının davacı tarafından yapılması konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, yargılamaya esas ihtilafın davacının yaptığı işleri davalı … Ltd. Şti adına mı yoksa davalıların oluşturduğu iş ortaklığı nam ve hesabına mı yaptığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunduğu, davacı ile davalı … arasında yapılan bila tarihli sözleşme incelendiğinde; yapılan işin işverininin … İnşaat olduğu, …’un sözleşmeyi iş ortaklığı adına yaptığına dair bir düzenlemenin yer almadığı, iş ortaklığının oluşumuna ilişkin sözleşme ve imza sirkülerine göre ortaklık adına yapılacak hukuki işlemlerin, bu kapsamda sözleşmelerin müşterek imza ile yapılması gerektiği, davacının yapılan işin iş ortaklığı adına yapıldığına dair delil sunamadığı, düzenlediği dava konusu fatura ve davacı tarafından düzenlenen dava dışı faturaların kayıtlarına davalı … Ltd. Şti’nin ticari defterlerinde ve iş ortaklığının ticari defterlerinde rastlanmadığı, buna göre davacı ile davalı … arasındaki sözleşmeden dolayı iş ortaklığının veya davalı … Ltd. Şti’nin sorumluluğu bulunmadığı, davalı … ile davacı arasında düzenlenen sözleşme kontrolörlükçe düzenlenen bila tarihli tutanak ve ekleri ile fatura birlikte
değerlendirildiğinde; davacının, sözleşme konusu işi yaptığı, kontrolörler tarafından yapılan imalatlara ilişkin tutanak düzenlendiği, davacının bilirkişi ek raporunda yapılan hesaplamaya göre davalı …’dan 307.508,00 TL alacağının olduğu, davacının davalı …’u takip öncesi temerrüte düşürdüğünün ispatlanamadığı, davacının takipteki faiz talebinin yerinde olmadığı” gerekçesiyle davanın davalı … Ltd. Şti. yönünden sıfat yokluğundan reddine, davalı … Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın davalı … yönünden sıfat yokluğundan red kararının hukuka aykırı olduğunu, bu şirketin diğer davalı şirket ile birlikte sorumlu olduğunu, işin yapıldığına ve miktarına itiraz edilmediğini, davalıların idareden hakedişlerini aldıklarını, müvekkilinin taşeron olduğunu, davalı …… Ltd. Şti’nin bildiğini, davalılar arasındaki gizli anlaşma ile borcun tahsilinin imkansız hale getirildiğini, davanın …… Ltd. Şti. yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2- Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; hesap mutabakatını kimin imzaladığının belli olmadığını, davacının diğer davalı ile birlikte hareket ederek müvekkilinden haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davanın sıfat yokluğundan değil esastan reddi gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2018/5358 E ve 2019/3954 K. sayılı vb. içtihatlarına uygun hüküm kurulduğu” gerekçesiyle davacı vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Ankara 33. İş Mahkemesinin 2018/162 esas sayılı yargılama dosyası kapsamında yapılan tespitlerin yargılama konusu iş bu dava açısından da kesin delil teşkil ettiğini, davalı …’nin borçta diğer davalı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, bu şirketin davacının yapmış olduğu iş gereği idarece ödenen hak
edişten yararlandığını, ilgili idare tarafından işin ortak girişime yapıldığının kabul edildiğini, davalı şirketler açısından tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı …’ne verilmesine,
Aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
24.01.2023 tarihinde oy birliğiyle verildi