YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14355
KARAR NO : 2023/40
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2012 tarihli ve 2010/296 Esas, 2012/345 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba; banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının j bendi, aynı maddenin son fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 250.000,00 … Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.11.2012 tarihli ve 2010/296 Esas, 2012/345 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 23.02.2017 tarihli ve 2014/15599 Esas, 2017/6529 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükmün onanmasına; banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçuna ilişkin hükmün failin, önceden doğmuş bir zarar veya borç için hileli davranışlarda bulunması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağından hareketle, somut olayda; sanık ile Akbank Seferihisar Şubesi arasında imzalandığı bildirilen kredi sözleşmesinin getirtilerek ne zaman imzalandığının, sanığın bu sözleşme gereğince kendi şahsı adına mı yoksa şirketi adına mı kredi çektiğinin belirlenmesi ve sanığın peyder pey kredi kullandığı bildirilmekle suça konu senetlerin ne zaman ve hangi borca karşılık olarak verildiğinin, sanığın sahte senetlere istinaden ne şekilde bir kazanım elde ettiği ve senetlerin önceden … borca ilişkin verilip verilmediklerinin kesin tespiti ile tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik incelemeyle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2018 tarihli ve 2017/141 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararı ile sanığın banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; banka yazısına göre senet giriş tarihlerinin 2007 yılı olduğuna, kredinin de 2007 yılında kullandırıldığına, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna, beraat kararını temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan … ve şikayetçi … adına sahte olarak tanzim ettiği senetleri, alacağını katılan … yönetim şirketine devreden bankaya cirolayarak tevdi ettiği anlaşılmaktadır.
2. Banka cevabi yazılarına göre sanığa … seferde olmak üzere 24.07.2007 tarihinde 75.000,00 … Lirası kredi kullandırıldığı, kredinin teminatında olduğu belirtilen 15 adet senedin tanzim tarihlerinin kredi kullandırım tarihinden sonra olduğu ancak evrak saklama yükümlülüğüne ilişkin 10 yıllık süre nedeniyle senetlere ilişkin teslim tutanağına kayıtlarda rastlanmadığı belirlenmiştir.
3. Mahkemece genel kredi sözleşmesinden sonra bankaya ibraz edilmiş olmaları dikkate alındığında, senetlerin kredi verilmesini sağlamak amacına dönük olarak düzenlenmediği, kredinin, senetlerin teminat olarak sunulması nedeniyle tahsis edilmediği, bu nedenle de hileli bir eylemden bahsedilemeyeceği, eylemin aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı, bu bakımdan dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı kabul edilerek unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan sanığın beraatine dair temyiz incelemesine konu hüküm verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında verilen hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, Mahkemece hükme esas alınan senetler dışında sanık tarafından sahte olarak tanzim edilen 27.05.2007 tanzim ve 17.01.2008 vade tarihli, 22.03.2007 tanzim ve 08.11.2007, 22.11.2007 vade tarihli, 12…..2007 tanzim ve 30.03.2008 vade tarihli 4 adet senet daha bulunduğu anlaşılmakta ise de, sözkonusu senetlerin sanığın yetkilisi olduğu … … Ürünleri Ltd. Şti.’ye kullandırılan kredi kapsamında alındığına ilişkin olarak banka tarafından dosyaya sunulan kredi risk hareket bilgileri dökümünde bir kayıt olmaması, senetlerin teslimine ilişkin tutanağın 10 yıllık evrak saklama yükümlülüğüne ilişkin sürenin geçmiş olmasından dolayı temin edilemediğinin bildirilmesi nedeniyle hükümde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.04.2018 tarihli ve 2017/141 Esas, 2018/109 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.