Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7739 E. 2023/61 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7739
KARAR NO : 2023/61
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince borca itirazın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, borca itirazın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; takibe dayanak senedin taraflar arasındaki 13.11.2016 tarihli sözleşmeye istinaden teminat senedi olarak verildiğini, senedin arka sayfasında “iş bu senet ikinci ve üçüncü kişilere kullanılamaz mahkeme durumu oluşur ise delil niteliğindedir” ibaresinin yazılı olduğunu, tahrifat yapılmadan önce senet arkasında “Bu senet teminat senedidir. Dairesini aldığında geçersizdir. Kaybolması veya çalınması durumunda senedi alan kişi sorumludur. İş bu senet ikinci ve üçüncü kişilere kullanılamaz mahkeme durumu oluşur ise delil niteliğindedir” ibaresinin yazılı olduğunu, alacaklı tarafından senette tahrifat yapılarak senedin teminat senedi mahiyetinin kaybettirilmeye çalışıldığını iddia ederek takibin iptaline, davalının asıl alacak üzerinden %20 kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde; tahrifat iddiasının gerçeği yansıtmadığını, borçlu tarafından delil olarak sunulan 13.11.2016 tarihli sözleşmede müvekkillinin imzası bulunmadığını, müvekkilinin imzasını içermeyen bir sözleşmenin delil niteliğinde sayılmayacağını, borçlunun imzasını ve borcu inkar etmediğini iddia ederek davanın reddine, borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklının, borçlu aleyhine bonoya dayalı kambiyo takibi başlattığı, borçlunun süresinde borca itirazında; senedin teminat senesi olduğunu, alacaklının senette tahrifat yaparak teminat senedi vasfının kaybettirilmeye çalışıldığını iddia ettiği, delillerin toplandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu edilen alacaklısı …, borçlusu …, düzenleme tarihi 01.11.2016 ödeme tarihi 01.05.2017 vade tarihi 01.05.2017 olan 300.000,00 TL miktarlı senet aslının ön yüzünde “300.000,00 TL, üçyüzbin, …, İnşaat bitim tarihi, sine,m,in,in, istanbul, im, …, … Mah. … Cad. 30 Sok. No.11, …, … , …” yazı ve rakamlarının kalemle, “01.11.2016 Esenyurt/İstanbul 01.05.2017, 01/.05.2017, 01.Mayıs.2017” yazı ve rakamlarının ise farklı fiziki evsafta ikinci bir kalemle ve ikinci bir elle yazılmış olup söz konusu yazıların senedin tanziminde sırası dahilinde yazılmadığı, sonradan ilave edilmiş olduklarının belirlendiği bu suretle davaya konu edilen bono üzerinde tahrifat yapılarak senet üzerindeki teminat ibaresinin yok edildiği, dava dilekçesinin ekinde bulunan ve takibe dayanak senedin tahrifattan önceki hali ile taraflar arasında teminat amacıyla düzenlendiğine dair sözleşmenin de bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin iptaline, alacaklı aleyhine takip konusu alacak miktarının %20’si oranında kötü niyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan raporun sadece senet metni üzerinden inceleme yapılarak hazırlandığını, senet üzerinde inceleme yapılabilmesi için öncelikle borçlunun mukayeseli imza örneklerinin celp edilmesi gerektiğini, senetteki bazı unsurların sonradan doldurulduğu iddiasıyla takibin iptaline karar verilemesinin hukuka aykırı olduğunu, borçlunun senedi ve imzayı inkar etmediğini, senedin teminat senedi olmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etti.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak belgenin hangi ilişkinin teminatı olduğunun borçlu tarafından İİK’nın l69-a/1.nci maddesinde öngörülen nitelikte bir belge ile kanıtlaması gerektiği, borçlunun sunduğu belgede senede açık atıf yapılmadığı, açık senet düzenlenmesinin mümkün olup, bu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasının da ancak senede açıkca atıf yapan belge ile ispat edilmesi gerektiği, senedin kesilerek “bu senet teminat senedidir. Dairesini aldığında geçersizdir. Kaybolması veya çalınması durumunda senedi alan kişi sorumludur” ibaresinin gizlendiği iddia olunmuş ise de, bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması doğru olmayıp, bononun kenar kısmının deforme olmuş olmasının bononun kambiyo vasfını ortadan kaldırmayacağı, takip dayanağı senedin unsurlarının tam olduğunu, alacaklı tarafından da takip dayanağı bononun teminat senedi olduğuna yönelik bir kabul beyanı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, borca itirazın reddine, takip muvakkaten durdurulduğu için borçlu aleyhine asıl alacak tutarının %20’si oranında tazminatın davacı borçludan alınarak davalıya verilmesine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı borçlu temyiz dilekçesinde; senedin 13.11.2016 tarihli sözleşmenin teminatı olduğunu, alacaklının senette tahrifat yaparak senedin teminat senedi mahiyetini kaybettirmeye çalıştığını, bilirkişi raporunda da senetteki yazıların senet tazmini sırasında yazılmayıp sonradan ilave edildiğinin tespit edildiğini, senedin kambiyo vasfı taşımadığını, vade, düzenleme tarihi, düzenlenme yerinin sonradan eklendiğini iddia ederek kararın bozulmasını talep etti.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo takibinde borca itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 169. ve 170. maddelerine ilişkindir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.