YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3209
KARAR NO : 2022/10989
KARAR TARİHİ : 28.09.2022
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Torbalı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine verilen dilekçe ile borçlu olmadığının tespiti istemli menfi tespit davasında mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesinde davalı vekilinin menfi tespit kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili; davacı şirketlerin adi ortaklık kurdukları, … tarafından müvekkiline gönderilen 21/03/2016 tarihli ve 3666 sayılı haciz bildirisinde adi ortaklığın dava dışı kamu borçlusu Peka Metal Makine İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. ile tespit edilen ticari ilişkisi nedeni ile kamu borçlusuna yapılacak ödemenin vergi dairesine ödenmesinin istenildiği, bu haciz bildirgesinin davacı şirketlere 29/03/2016 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde itiraz yapılamadığı ancak haciz bildirisi tebliğinden önce kamu borçlusu şirkete olan borçların banka havalesi ile ödendiğinden bahisle, davacının dava dışı kamu borçlusu şirkete borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı ortaklık ile dava dışı kamu borçlusu Peka Metal Makine İnşaat Turizm San. ve Tic. A.Ş. arasında ticari ilişki bulunduğunun tespiti üzerine müvekkili idare tarafından 6183 Sayılı Yasanın 79. maddesi gereğince işlem yapıldığı, davacının 7 günlük sürede itiraz etmediği için haciz bildirgesinde yazılı borcun istenebilir hale geldiği ve idarenin yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince; tüm dosya kapsamındaki deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı adi ortaklığın amme borçlusu dava dışı şirket ile her ne kadar geçmişe yönelik ticari faaliyeti olsa da haciz bildirisinin davacılara tebliğinden önce hizmet ve mal alım satım ilişkilerinin sona ermiş olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin menfi tespit kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK’nın 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nın 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına 28/09/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.