YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/3539
KARAR NO : 2009/6496
KARAR TARİHİ : 19.10.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu, davalıya kasko sigortalı aracın 1.4.2007 tarihinde seyir halinde iken yanarak kullanılamaz hale geldiğini, davalı ile 32.150.TL hasar bedeli üzerinden mutabık kalınmasına rağmen ödenmeyen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek 32.150.TL hasar bedeli ve tazminatın ödenmemesi nedeniyle uğranılan zarardan şimdilik 500.TL’nin olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş ve davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili aracın harici satışı nedeniyle menfaat sahibinin değiştiğini ve poliçenin kendiliğinden fesh olunduğunu, aracın kiraya verilmiş olması halinde ise, tazminattan indirim yapılması gerektiğini, tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 14.600.TL’nin 8.2.2008 temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline imkan verecek tarzda davalının Antalya 2.İcra Müdürlüğünün 2007/8921 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve noter aracılığıyla yapılmayan harici satışların KTK.nun 20/d maddesi uyarınca geçersiz olması nedeniyle araç üzerinde menfaat sahibi değişikliğinin olmamasına göre, davacı ve davalı vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Mahkemece sigortalanan aracın davacı … tarafından ticari amaçla kullanıldığı (kiraya verildiği) gerekçesiyle tazminattan bir miktar (1/2 oranında) indirim yapılmıştır. Davacının sözleşmenin kuruluş aşamasındaki bildirimine sözleşmenin devamı yani sigorta süresi içinde uymadığı, aracı kiraladığı ve rizikonun da bu sırada gerçekleştiği davacının da kabulünde olduğu gibi çekişmesizdir. Nitekim, davalı sigortacı vekili de bu hususa dayanarak, poliçe Genel Şartlarının C.2.3 maddesi uyarınca, sigorta tazminatından tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki oran çerçevesinde indirim yapılması gerektiğini savunmaktadır.
Gerçekten de, TTK.nun 1291 maddesinin özel bir düzenlemesi olan poliçe Genel Şartlarının C.2.2 maddesinin ilk fıkrasında, sözleşmenin yapılmasından sonra poliçede belirtilen kullanılış tarzı sigortacının muvafakatı alınmadan değiştirilirse sigortacıya sözleşmeyi fesih hakkı tanınmış, C.2.3.maddesinde ise, sigortacının sözleşmeyi daha ağır şartlarda yapmasını gerektiren hallerde fesihten önce riziko gerçekleşmiş ise sigortacının tazminat, tahakkuk ettirlen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre (proporsiyon) ödeneceği hükme bağlanmıştır.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca bu çerçevede tazminattan 1/2 oranında indirim yapılmış ise de, bu indirim oranı takdir hakkı kullanılarak uygulanmış olup, bu husus anılan poliçe Genel Şartlarına aykırıdır.
O halde, mahkemece yapılacak iş; davalı sigortacının ticari araçlara kasko yapıp yapmadığını belirlemek, sigorta yaptığının belirlenmesi halinde, sigortalının ödemesi gereken ek prim belirlemek ve tahakkuk ettirilen prim ile tahakkuk ettirilmesi gereken prim arasındaki orana göre tazminattan indirim yapmaktan ibarettir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan neenlerle davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 19.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.