Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4279 E. 2008/5465 K. 24.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4279
KARAR NO : 2008/5465
KARAR TARİHİ : 24.11.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle, karşı aracın kasko sigortacısı olan davalı şirket tarafından gönderilen rücu yazısında 1.907.71 YTL’nin ödenmesinin istendiğini, oysa sigortalı araçta belirtilen miktar kadar hasar meydana gelmediğini belirterek, ihtarnamede istenen miktarın tenkisi ile … hasar miktarının tespitini talep etmiştir.
Davalı, duruşmaya gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kaza sonucu davalı sigortalı araçta 1.606.94 YTL’lik hasar meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 300.77 YTL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde her ne kadar “tenkis” deyimini kullanmış ise de, asıl niyetinin menfi tespit davası açmak olduğu dava dilekçesinin kapsamından anlaşılmaktadır. HUMK’nun 76. maddesine göre hakim, tarafların bildirdikleri hukuki sebeple bağlı olmadığı gibi, taraflar hukuki sebep göstermemiş olmasa bile davada uygulanacak hukuk kuralını kendiliğinden (re’sen) uygulamakla yükümlüdür.
Buna göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı sigortalı araçtaki hasar miktarı 1.606.94 YTL olarak belirlenmiştir. O halde mahkemece, uyuşmazlığın bir menfi tespit davası olarak kabul edilip, davalının isteyebileceği tazminat miktarının 1.606.00 YTL olduğunun, aşan kısım yönünden davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere 300.77 YTL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde tahsil kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.11.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.