YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1636
KARAR NO : 2009/4130
KARAR TARİHİ : 11.06.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı T.İş Bankası ile Yapı ve Kredi Bankasının davalarının kabulüne, diğer davacıların davalarının HUMK’nun 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına dair verilen hükmün, süresi içinde davalılardan …,…, ve … ile… tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılardan Türkiye İş Bankası vekili, davalılardan ,…..ve …’ın müvekkiline olan borcundan dolayı hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını; ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile davalılardan …’ın kendisine ait taşınmazı ….’ya, …’ın kendisine ait taşınmazı…..ve Gıda Ür. İth. İhr. Tic. Ltd. Şti’ne, … kendisine ait meskeni …..’na, … ise kendisine ait taşınmazı …’a, onun da diğer davalı …..’a sattığını öne sürerek, yapılan tasarrufun iptaline karar verilmesi isteğiyle açılan dava ile diğer davacı vekilleri tarafından aynı nedenle açılan dava dosyaları birleştirilmiştir. Davalılar verdikleri cevap dilekçelerinde özetle; satışların gerçek olduğunu, bedellerinin ödendiğini, satışlarda muvazaa bulunmadığını ve iyi niyetli olduklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davacılardan T.İş Bankası ile Yapı ve Kredi Bankasının davalarının kabulüne ve davalılar arasındaki tasarrufların iptaline, diğer davacıların davalarının HUMK’nun 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalılardan …..ve … ile… tarafından temyiz edilmiştir.
1)İİK’nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali davalarında davacı alacaklı tarafından kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda davacılar tarafından dosyaya kesin veya geçici aciz belgesinin ibraz edilmediği, bir kısım takip dosyasında haciz işleminin yapıldığı, borçlulara ait bir kısım taşınmazların kıymet takdirlerinin yapıldığı; ancak, bir kısım takip dosyasında haciz işleminin yapılmadığı görülmüştür. Borçluların aciz hali ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılmışsa da bu inceleme yukarda açıklanan nedenlerden ötürü aciz vesikası niteliğinde olmadığından mahkemece, davacılardan tüm borçlular ve takip dosyaları ile ilgili olarak kesin veya geçici aciz belgesi ibrazı istenilmesi, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.
2)Bu tür davalarda ayrıca davacının alacağının tasarruf tarihinden önce doğmuş olması ve tasarrufu yapan borçlu aleyhine kesinleşmiş ve aciz vesikasına bağlanmış bir icra takibinin bulunması gerekir. Dava konusu 3043 ada, 1 nolu parsel üzerindeki 1 nolu meskenin 17.04.2003 tarihinde borçlu … tarafından ……’na satıldığı, 2004/3012, 3652, 3657 ve 3658 sayılı icra takip dosyalarına konu olan alacakların bu tarihten sonra doğduğu ve tasarrufta bulunan … aleyhine 2004/3012, 3656, 3657 ve 3658 sayılı icra takip dosyalarında yapılan her hangi bir icra takibinin bulunmadığı halde davalılardan …’ın bu taşınmaza yönelik tasarrufunun iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece 2004/3012, 3656, 3657 ve 3658 sayılı icra takip dosyalarında davalı … aleyhine yapılan takip bulunması nedeniyle bu takip dosyalarına dayanılarak davalı … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi ve 2004/3652 sayılı icra takip dosyasındaki alacağın tasarruf tarihinden önce doğup doğmadığına ilişkin olarak davacı … Bankasından delillerinin sorularak toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu bu taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru bulunmadığı gibi, …’ın bu taşınmazla ilgili herhangi bir tasarrufu olmadığı halde hüküm fıkrasında …’ın tasarrufunun iptaline karar verilmiş olması da isabetli değildir.
3)Davaya konu edilen 2024 ada 16 sayılı parselin ½ payı 25.04.2001 tarihinde davalılardan … tarafından …’a satıldığı, davalı …..’in borçlu davalı …..’in kayınbiraderi olması ve ivazlar arasında fahiş fark bulunması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, adı geçen davalıların kayınbirader enişte olduğuna ilişkin dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi,taşınmazın satıldığı 2001 yılı itibariyle gerçek değerinin tesbit edilmediği ve icra takip dosyası içeriğinden davacı … alacağının dayanağı olan senetlerin tanzim tarihinin tasarruf tarihinden sonrasına ait olduğu görülmüştür. Bu nedenle davacı … alacağının hangi tarihte doğduğuna ilişkin olarak delillerinin sorulması, borcun tasarruf tarihinden önce doğduğunun anlaşılması halinde davalı … ile …. arasındaki akrabalık ilişkisinin araştırılması, taşınmazın tasarrufun yapıldığı 25.04.2001 tarihindeki gerçek değerinin tesbiti, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Davalılardan V…..ve ….. ile …..’nun temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün yukarda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ….. ile …..b’ya geri verilmesine 11.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.