Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/4270 E. 2009/6687 K. 22.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4270
KARAR NO : 2009/6687
KARAR TARİHİ : 22.10.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (alacaklı) vekili, Eskişehir 3.İcra Müdürlüğü’nün 2007/1811 Esas sayılı dosyasında yapılan 15.03.2008 günlü hacze konu menkullerin borçlulara ait olduğunu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak iş yerinin davalı üçüncü kişiye devredildiğini, buna yönelik tasarrufun iptali davasının da açılacağını, taraflar arasında akrabalık ilişkisi bulunduğunu belirterek, istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, haczin borçluların yokluğunda, davalı borçlunun eşi ve yeğeninin huzurunda yapıldığını, istihkak iddiasının reddi isteminin somut delillere dayanmadığını, haczin yapıldığı adreste borçluya tebligat yapılmadığını, üçüncü kişinin verdiği bileziklerden doğan alacağına karşılık iş yerini devraldığını, bu sırada dükkanda 7.689,36.-YTL’lik mal bulunduğunu, yapılan haciz nedeni ile üçüncü kişinin sağlığını yitirdiğini ve ekonomik durumunun bozulduğunu,dükkanı kapatmak zorunda kaldığını belirterek, davanın reddi ile istihkak iddiasının kabulüne ve haczin kaldırılması ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (borçlular), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadıkları gibi cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “iş yerini 11.09.2006’da devralan borçlunun oğlu …’ın, 26.10.2006’da borç doğumundan önce burayı akrabası da olsa üçüncü kişiye devrettiği, haciz adresinde borçluya tebligat yapılamadığı, adresin borçlu ile ilgisinin belirlenemediği, üçüncü kişinin alacağına karşılık iş yerini devraldığı, bundan sonra da kredi çekerek iş yerindeki faaliyetini sürdürmeye çalıştığı, İİK’nun 44. maddesinin olayda uygulanma koşullarının bulunmadığı” gerekçesi ile davanın ve davalı vekilinin tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (alacaklı) ve davalı (3.kişi) … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davalı (üçüncü kişi) vekilinin tazminat isteminin reddi yönünden yapılan temyizin incelenmesinde İİK. 97. maddesi hükmüne göre koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddi yönünde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2.Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca açılan “istihkak iddiasının reddi ”davası niteliğindedir.
Somut olayda davalı … borçlu …’un oğlu olup takibin dışında kalan birisidir.Hakkında açılan davanın, öncelikle taraf sıfatı taşımadığından reddi gerektiğinin düşünülmemesi hatalı ise de adı geçen şahıs aleyhine hüküm kurulmaması nedeni ile bu durum sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır.
Öte yandan; davaya konu 15.08.2008 günlü tutanağa göre haciz, borçlunun ve üçüncü kişinin yokluğunda, ancak borçlu …’un oğlu olduğunu beyan eden …’ın huzurunda yapılmış, davalının eşi sonradan gelmiştir.Aile nüfus kayıt tablosuna göre borçlunun bu isimde bir çocuğu bulunmamaktadır. Bu şahsın tanık anlatımlarında da geçen ve iş yerini teyzesi olan üçüncü kişiye devrettiği bildirilen, … olduğu anlaşılmaktadır. Yakın akrabalık bağı, haciz mahallinde üçüncü kişi yerine devredenin hazır bulunması, aradaki işlemlerin danışıklı olduğunu göstermektedir. KaldI ki bir an için iş yeri devrinin gerçek olduğu kabul edilse bile, BK’nun 179. maddesi uyarınca borçlunun alacaklılarına karşı devralanın da 2 yıl süre ile müteselsil sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenlerle davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddi davasının kabulü yerine delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı (üçüncü kişi) … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı (alacaklı) … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya ve davalı 3.kişi …’a geri verilmesine 22.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.