YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1088
KARAR NO : 2007/1106
KARAR TARİHİ : 03.04.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı …tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı aracın davalıların maliki sürücüsü zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın çarpması sonucu 1.303.859.000.TL hasar meydana geldiğini 4.6.2004 tarihinde sigortalıya ödenen hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek başka reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (Sigorta şirketi açısından poliçe teminatı ile sınırlı olmak kaydı ile) karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …vekili dava konusu tazminatın ödediklerini açıklıyarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar duruşmalara gelmedikleri gibi davaya yazılı olarakta cevap vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporuna göre sürücü … hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine diğer davalılar yönünden davanın kabulü ile 1.303.859.000.TL’nin 4.6.2004 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline bilirkişi masrafının davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı …tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı kısa kararda”davalı …’la ilgili davadan feragat edilmekle onun yönünden reddine davalı … şirketinin davadan sonra duruşmaya başlamadan dava konusu bedeli davacı hesabına yatırmış olup davacı bu bedeli iade ettiğinden paranın yatırıldığı 8.12.2004 tarihinden sonrası için davalının temerrüdü olamaz. Bunun dışında davayı ilk oturumda ana para yönünden kabul etmiş sayıldığından, davanın rapora göre kabulüne dava konusu paranın davacı tarafa ödenen kısmı yönünden ödeme tarihinden itibaren 8.12.2004 tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, mahkeme masraflarından bilirkişi masrafı davacının yatırdığı ana para durumuna göre sorumlu tutulmamasına” denildiği halde gerekçeli kararda “sürücü ile ilgili davadan feragat edildiğinden feragat nedeniyle reddine diğer davalılarla ilgili olarak davanın kabulüne 1.303.859.000.TL’nin 4.6.2004 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bilirkişi masrafının davacı taraf üzerinde bırakılmasına”denilmiştir.
HMUK.nun 381 ve 388. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları duraksamaya neden olmayacak biçimde göstermesi gerekir. Kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olamaz. Aksi hal mahkeme kararlarına güven ilkesinide zedeler. 10.4.1992 gün ve 1991/7 esas 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı uyarınca bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair (temyiz itirazlarının) incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 3.4.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.