Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2334 E. 2008/5002 K. 31.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2334
KARAR NO : 2008/5002
KARAR TARİHİ : 31.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu araçta bulunan müvekkilinin meydana gelen kaza sonucu yaralandığını, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını ancak ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek, 5.001,00 YTL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince ödeme yapıldığını, davacının maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu’nca belirlenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının yaralanması sonucunda Emekli Sandığı tarafından aylık bağlandığı, bu nedenle davacının bir zararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı … şirketi tarafından kazada yaralanan davacıya ödenen maddi tazminatın yetersiz olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin geçirdiği kaza sonucunda, ağır biçimde yaralandığı, % 98 oranında daimi işgücü kaybına maruz kaldığını ileri sürerek maddi tazminat isteminde bulunmuş ise de, mahkemece, davacının daimi iş gücü kaybına ilişkin talebi, Emekli Sandığı tarafından bağlanan aylıkla karşıladığı; maddi zararının bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacının malüliyeti

olması halinde, maluliyet oranında daha fazla efor harcayacaktır. Bu nedenle davacıya aylık bağlandığı gerekçesi ile istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, dosyadaki maluliyet oranını belirten rapor hüküm vermeye elverişli değildir. Adli Tıp Kurumu’ndan davacının iş grubu dikkate alınarak, Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre maluliyet oranı tesbit ettirilmelidir. Bundan sonra davacının daimi maluliyeti nedeniyle uğradığı zararının hesaplattırılması için aktüerya uzmanı bilirkişiden rapor alınarak, Emekli Sandığı tarafından bağlanan aylığın rücuya tabi olmaması nedeniyle mahsubunun da söz konusu olmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ve peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 31.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.