YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5945
KARAR NO : 2009/9248
KARAR TARİHİ : 29.12.2009
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili dava dilekçesi ile, İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2006/17874 Esas ve Devrek İcra Müdürlüğünün 2007/29 Talimat sayılı dosyalarından davacı şirkete ait işyerindeki malların 24.01.2007 tarihinde haczedildiğini, borçlunun şirketin ortağı olmasının dışında haciz adresinin borçlu ile bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, haciz sırasında borçlunun hazır olduğunu, bu nedenle mülkiyet karinesinin borçlu lehine olup karine aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ve haksız açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, borçlunun davacı şirketin ortağı olduğu, ortağın kişisel borcundan dolayı, şirketteki hissesinin haczettirebileceğini, hacizli malların borçlunun hissedarı olduğu davacı şirkete ait olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Borçlunun takip adresi, haciz adresinden farklıdır. 24.01.2007 tarihinde, önce borçlu huzurunda takip adresindeki işyerinin boş olduğu tesbit edilmiş ve borçlunun yönlendirmesi ile hissedarı olduğu … Tekstil Ltd şirketine gidilmiş, borçlu … burada haciz yapılmasını istememiş, davacı şirkette hissesi olduğunu bildirerek 3.kişi şirketin adresini vermiş, bu kez davacı şirketin adresine gidilerek borçlunun yokluğunda dava konusu mallar haczedilmiştir.Haciz sırasında hazır bulunan şirket ortağı …malların davacı şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddiasında bulunmuştur. Mülkiyet karinesi davacı 3.kişi şirket yararınadır. Davanın 3.kişi tarafından açılmış olması ise ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olmayacağından mülkiyet karinenin aksinin davalı alacaklı tarafından kesin ve güçlü delilerle ispatlanması gerekmektedir.
Dosya içerisinde mevcut ticaret sicil kayıtlarından, haciz adresinin borcun doğumundan önce 2003 yılından itibaren davacı şirketin adresi olduğu, borçlunun bu şirkette %50 hissesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Takip konusu borç şirket hissedarı …’ın kişisel borcudur. Limited şirkette ortağın kişisel alacaklısının ilk başvurabileceği mallar ortağın kişisel mallarıdır. Kişisel mallar yok veya alacaklı alacağının tamamını tahsil edememiş ise bu durumda, ortağın şirketteki kar payına başvurulabilir, (TTK’nun 522.md)Bunun için alacaklı TTK’nun 191. maddesi uyarınca tasfiye sonucunda borçlu ortağa düşecek paya haciz koydurabilir ve 6 ay önce ihbar etmek ve hesap yılı sonu için hüküm ifade etmek koşulu ile ortaklığın feshini isteyebilir. Limited şirketin diğer ticaret şirketlerinde olduğu gibi ortaklardan ayrı ve bağımsız bir kişiliği ve malvarlığı vardır.
Davalı alacaklı, hacizli malların borçlunun şahsına ait mallar olduğunu ispatlayamamıştır.
Mahkemece, alacaklının mülkiyet karinesinin aksini ispatlanamadığı ve sadece borçlunun davacı şirketteki tasfiye payını haczedebileceği dikkate alınmadan, davacı 3.kişinin davasının kabulü yerine aksi düşüncelerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 29.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.