Yargıtay Kararı 6. Hukuk Dairesi 2022/1737 E. 2023/17 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1737
KARAR NO : 2023/17
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1453 E., 2022/416 K.
DAVA TARİHİ : 28.03.2016
HÜKÜM/KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/201 E., 2021/348 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen istirdat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar davalı vekilince istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan dava dışı işçilere emekli olmaları nedeniyle davalı tarafından kıdem tazminatlarının ödendiğini, daha sonra bu miktarların müvekkilinin hak ediş alacağından mahsup edildiğini, 4857 sayılı Kanun’un 112 nci maddesi gereğince kıdem tazminatlarından asıl işveren olan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek hak edişinden yapılan kesintilerin ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme ve teknik şartname hükümlerine göre yüklenicinin sözleşme kapsamında çalıştırdığı personelin ücret ve benzeri alacağından ve sair tazminat taleplerinden sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2016 tarihli ve 2016/273 E., 2016/544 K. sayılı kararıyla; sözleşme ve teknik şartname uyarınca işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğu, asıl işverenin kıdem tazminatını asıl sorumlu olan davacının hakedişinden kesebileceği ve ödeme nedeniyle alt işverene müracaat hakkı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli ve 2016/69 E., 2016/64 K. sayılı kararıyla; tarafları bağlayıcılığı bulunan Hizmet Alım Sözleşmesi ve eki niteliğindeki Teknik Şartname hükümleri dikkate alındığında hizmeti ifa ederken çalıştırdığı kendi personeli olan işçilere ödenen kıdem tazminatından alt işveren olan davacının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli, 2017/1155 E., 2020/1444 K. sayılı ilâmı ile; işçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu oldukları, sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olduğu, mahkemece bu ilkeler çerçevesinde bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davalı tarafça ödenen kıdem tazminatının tamamından son işverenin sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile kararın bozulmasına ve dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda hesaplama yapan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

2
2. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda araştırma yapılıp karar verilmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; işyerini devralanın bütün hak ve borçlarıyla bu işyerini devraldığını, davacının basiretli bir tacir olarak müvekkil kuruluş ile imzalanan hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartnamelere uymak, borçlarını ifa etmekle mükellef olduğunu, müvekkili tarafından yapılan hakediş kesintisinin sözleşmeye, usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı asıl işverenin dava dışı işçilere ödendiği kıdem tazminatı ve yıllık izin alacaklarının davacı yüklenicinin hak edişlerinden kesilmesi nedeniyle bu kesintilerin istirdadı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Dosya kapsamından; ilk derece mahkemesince verilen 10.10.2016 tarihli davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince istinaf edildiği, bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 03.03.2020 tarihli, 2017/1155 E., 2020/1444 K. sayılı ilâmı ile bozularak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderildiği anlaşılmaktadır. Bozma ilâmı sonrasında ilk derece mahkemesince verilen karar, 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının “Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmü gereğince temyize tabi olduğu halde anılan madde hükmüne aykırı olarak bölge adliye mahkemesince istinaf incelemesi yapılması doğru olmamış, bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının temyizen incelemesine geçilmiştir.

2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3. Davalı asıl işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer’ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu ancak yüklenicilerin idareye karşı kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak sorumlu oldukları, yıllık izin ücretinden son yüklenicinin sorumlu olduğu bozma ilamında belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamında belirtilen ilkelere uygun olarak hesaplama yapan bilirkişi raporunun hükme esas alındığı anlaşılmaktadır.

4. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.