YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14032
KARAR NO : 2009/15583
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde Ocak-1998-20.03.2001 tarihleri arasında çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara,kararın bozmaya uygun olmasına,delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,davacının Kastamonu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ait El Dokumaları Atölyesinde 01.01.1998-23.01.2006 tarihleri arasında kesintisiz olarak 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmet akdiyle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı 1.11.1998 tarihinden önce kursiyer olarak çalıştığından 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olmadığı,1.11.1998 tarihinden sonra ise davalı işverence bildirilen süre kadar çalıştığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizin 23.2.2009 tarihli kararı ile eksik inceleme ve araştırma ile sonuca varıldığı gerekçesiyle bozulmuş,mahkemece bozma kararına uyularak bir önceki karar gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten davacı 1.11.1998 tarihinden önce davalıya ait işyerinde kursiyer olarak çalışmış,Ekim 2004-Ocak 2006 tarihleri arasındaki çalışmaları ise işyerinde tutulan ve davacının imzasının bulunduğu işyeri giriş-çıkış föylerine uygun olarak davalı Kuruma bildirilmiştir.Bu nedenle mahkemece 01.01.1998-31.10.1998 ve 01.10.2004-23.01.2006 tarihleri arasındaki dönemlere yönelik istemin reddine karar verilmesi doğrudur.
1.11.1998-30.9.2004 tarihleri arasındaki istem dönemine gelince;Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının parça başı ücret karşılığı çalıştığı, davalı işverenle bu döneme ilişkin bildirimlerin parça başı alınan toplam ücretin günlük asgari ücrete bölünerek bulunan gün sayısı kadar Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği,dinlenen tanıkların bu dönemde parça başı çalışan kişilerin işyerine gelmek mecburiyetinde olmadıkları ,parça başı işi evlerinde de yaptıkları ,işin acele bitirilmesi gerektiğinde işyerine geldiklerini beyan ettikleri,işyeri tarafından davacıya her ay parça başı karşılığı yapılan ödemelere ilişkin belge düzenlendiği anlaşılmaktadır.Bu deliller karşısında mahkemece 1.11.1998-30.9.2004 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istem yönünden varılan sonuç doğru olmamıştır.
Dokuma işyerinin;işyeri ve davacının evinde yapılması giderek parça başı ücret ödenmesi hizmet aktinin niteliğini değiştirmeyeceğinden davacının belli bir işi işverenin emir ve talimat doğrultusunda bir çalışma gücü içinde yerine getirmesi karşısında yapılacak iş ;01.11.1998-30.09.2004 tarihleri arasındaki dönem yönünden bu dönemde işveren tarafından çalışmaları uzunca süre davalı Kuruma bildirilen ve işveren vekili konumunda bulunmayan davacı ile aynı işi yapan işyeri çalışanlarının tanık olarak beyanlarına başvurularak davacının her ay çıkardığı parça başı işin bir ayda kaç günde yapılabileceği konusunda beyanlarına başvurmak,davacının yaptığı dokuma işinde uzman olan bir bilirkişi ile bir hukukçu ve bir muhasebeciden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak işverence aylık parça başı işlere ödenen ücret belgeleride nazara alınarak davacının her ay dokuduğu parça başı işi ayın kaç gününde yapabileceği belirlenerek davacının 01.11.1998-30.09.2004 tarihleri arasında her ay kaç gün çalıştığını belirlemek,1998 ve 1999 yılında davacının imzası bulunan ücret bordrolarıda dikkate alınarak davacının çalıştığı ancak davalı işverence eksik bildirilen süreleri tespit ederek sonuca varmaktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde,davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.