YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6189
KARAR NO : 2022/7390
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.02.2021 tarih ve 2016/515 E. – 2021/189 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı …’ın icra takibine konu ettiği 14.01.2003 tanzim 14.03.2003 vade tarihli 21.000,00 TL bedelli bononun müvekkili tarafından davalı …’ın kardeşi …’a verildiğini, bedeli 1.000 TL iken tahrifat yapılarak 21.000 TL bedelli yapıldığını, …’ın kardeşi …’a ciro yaptığını, müvekkili ile davalı … arasındaki 15.05.2005 tarihli protokolden de anlaşılacağı üzere borcun bulunmadığını, icra dosyasında alacağın diğer davalılara temlik edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2003/3561 sayılı dosyasındaki takibe konu senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, %20 tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı tarafın beyanlarının çelişkili olduğunu, müvekkilleri … ve … hakkında sahte senet düzenlemek ve kullanmak suçundan açılan kamu davasının (İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/323 E. 2004/373 K. sayılı) davacının şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle beraat ile son bulduğunu, kaldı ki, icra dosyasında 23.07.2004 tarihinde davacının borcu kabul ettiğini savunarak davanın reddi ile %20 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, ölü davacı borçlu …’ın davaya konu İzmir 6. İcra Müdürlüğü’nün 2003/3561 Esas sayılı icra takip dosyasında 23.07.2004 tarihli imzalı beyanında icra takip dosyasına konu borcu kabul etmiş olması, davalı … ile aralarındaki 15.05.2005 tarihli protokolün diğer davalıları bağlamaması ve davalı … dışındaki diğer davalılar yönünden Yargıtay bozma ilamı içeriğinde davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarınında reddine karar verilmiş olması karşısında davalılar …, … ve … yönünden açılan davanın yerinde görülmediği, davalılar vekilinin tazminat isteminin de bu dava sırasında davacının talebi doğrultusunda verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından İİK 72.maddesi gereğince koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davalı … yönünden davanın kabulü ile, davaya konu 14.01.2003 tanzim, 14.03.2003 vade tarihli, keşidecisi davacı …, lehtarının ise … olduğu 21.000,00 TL’lik (21.000.000.000 Eski Türk Lirası) senetten dolayı davacı …’ın davalıya borçlu olmadığının tespitine, bu davalı yönünden tazminat isteminin yerinde görülmediğinden reddine, diğer davalılar …, … ve … yönünden yerinde görülmeyen davanın reddine, davalılar vekilinin tazminat isteminin de yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Takip dayanağı bononun keşidecisinin muris …, lehtarının … , hamilin ise kardeş …olduğu, hamil tarafından kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığı ve takip sırasında alacağın … ve …’a temlik edildiği, murisin 23.07.2004 tarihinde icra dosyasındaki beyanı ile borcu kabul ettiği, yine muris ile lehtar … arasında takip dayanağı “işbu senet karşılığında alacağım kalmamıştır” beyanını içeren 15.05.2005 tarihli protokolün düzenlendiği anlaşılmış ve davanın reddine ilişkin 16.01.2014 tarihli karar davacının temyizi üzerine Dairemizce 15.05.2005 tarihli protokolle ilgili davalı lehtar Kazımın içeriği konusunda beyanının alınması gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya yerel mahkemece uyulması sonucu … hakkındaki davanın kabulüne diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ve bu karar … mirasçıları tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılardan lehtar … ile hamil … kardeş olup, … tarafından yapılan icra takibi sırasında takip dosyasındaki alacak diğer davalılar … ve …’a temlik edilmiştir. Keşideci ile lehtar arasındaki şahsi defiler iyiniyetli üçüncü kişilere ileri sürülemez ise de, lehtar … ile hamilin kardeş oldukları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 818/1-e madde yollamasıyla 687. madde hükmü gereğince hamilin kardeşi lehtara yapılan ödemeleri bileceğinden, çeki iktisap ederken borçlunun zararına hareket edemeyeceğinden kardeş …ile temlik alanlara karşı ileri ödeme def’i sürülebilir. Bu bağlamda somut olaya gelindiğinde, davacıların murisinin lehtar …’a borçlu olmadığı konusunda verilen ve bu davalı tarafından temyiz edilmeksizin kesinleşen karar ile yukarıda belirtilen ilkeler gözönüne alınarak, takip öncesi davacılarının murisinin kısmi ödemesinin bulunduğunun kabulü ile bu ödemelerin tüm davalılara karşı ileri sürülebileceği, ayrıca takibe geçildikten sonra yapılan ödemelerin (15.05.2005) tarihten önce mi yoksa sonra mı yapıldığı belirlenerek önce yapılmışsa tüm davalılara ileri sürüleceği, sonra yapılmış ise temlik alanlara karşı ileri sürülme olanağı olmadığının kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacı mirasçılara iadesine, 25.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.