YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1524
KARAR NO : 2022/7197
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nce verilen 15.08.2018 gün 2018/İHK-6851 sayılı karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak süresinde temyiz edilmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, duruşma için belirlenen 18.10.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/ başvuran vekili, Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvuruda, müvekkiline ait dijital baskı makinesinin 4 adet baskı kafasının çarpma sonucu kırılarak hasarlandığını, sigorta şirketinin tazmin talebini “Hasarlanan parçaların ömürlü olması ve ilgili makinenin poliçe kapsamında bulunmaması” sebebiyle reddettiğini, oysa hasarın tükenmeden değil çarpmadan kaynaklandığını, böylece teminat kapsamında kaldığını, başvuruya konu makinenin 23.07.2014 tarihinden itibaren hem “Makine Kırılması” hem de “Akişyeri Paket Sigorta Poliçesi” ile sigortalandığını, her yılın sonunda poliçelerin yenilendiğini, 2015-2016 dönemi sonunda primler de aynı ödendiği halde sigortacının kopyalama hatası sonucu Makine Kırılması Sigorta Poliçesi Listesinden çıkardığını, sigortacıya bu yönde bir talimat verilmediğini, mail yazışmalarında sigortacının maddi hatasını kabul ettiğini, fiili durum ve sigortacının bilgilendirme yükümü kapsamında makinenin teminat içinde olduğunun kabulünün gerektiğini, hasarın müvekkilince 41.000 TL fatura kapsamında giderildiğini ileri sürerek şimdilik 41.000 TL’nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Sigortacı Aksigorta A.Ş., başvuruya cevap vermemiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti, başvuruya konu makinenin 30.04.2015- 2016 vadeli Makine Kırılması Sigorta Poliçesinin 1. sırasında yer alan poliçe eki listede sayılmasına rağmen 30.04.2016- 2017 vadeli ve 25.04.2017- 2018 vadeli Makine Kırılması Sigorta Poliçeleri içinde kayıtlı olmadığı, bu poliçelerdeki “Makine ve Tesisler Beyan Klozu” başlıklı maddede “İşbu poliçe, sigortalının beyanına istinaden bu poliçenin ayrılmaz cüzünü teşkil eden aşağıda detayları yazılı makineleri kırılmaya karşı temin eder” hükmüne yer verildiği, Makine Kırılması Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesinde tanımlandığı üzere “poliçede yer alan ekli envanter cetvelinde yazılı sigortalı makine ve tesislerde” önceden bilinmeyen ani ve beklenmedik her türlü sebepten dolayı meydana gelen hasarların teminat kapsamında olduğunu, talep konusu dijital baskı makinesinin poliçe ekinde teminat verilen makineler içinde yer almadığı, TTK’nın 1423/2. maddesinin birinci cümlesinde aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde sigorta ettirenin sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse sözleşmenin poliçede yazılı şartlarda yapılmış olacağının düzenlendiğini, sigortalının makinenin yer almadığı son iki Makine Kırılması Poliçesine karşı herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi poliçe primlerini ihtirazi kayıtsız ödediği, hasarın teminat kapsamında yer almadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Başvuran vekili tarafından İtiraz Hakem Heyeti nezdinde itiraz yoluna başvurulmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince, başvurunun reddinde yasal mevzuata aykırı bir yöne rastlanmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Hakem Kararının saklanmasına karar verilmiştir.
Kararı, başvuran vekili temyiz etmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6102 sayılı TTK’nın 1424/3. maddesinde poliçenin verilmediği hallerde sözleşmenin ispatı için genel hükümlere atıf yapılmasına, 4721 sayılı TMK’nın 6. maddesi uyarınca Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olmasına ve 6100 sayılı HMK’nın 190/1. maddesi uyarınca ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurmasından sonra davalı … şirketinin Sigorta Tahkim Komisyonu nezdindeki yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirmemesine rağmen sigorta şirketi yararına vekalet ücreti taktiri yerinde olmayıp kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, dosyanın Uyuşmazlık Hakem Heyeti’ne gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 19.10.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, Makine Kırılması Sigorta Poliçesine dayalı sigorta tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait dijital baskı makinesi 4 adet baskı kafasının çarpma sonucu hasarlandığını, 23.07.2014 tarihinden itibaren davalı ile “Makine kırılması” ve “Akişyeri Paket Sigorta” poliçeleri akdettiğini, makinenin her yıl yenilenen “Akişyeri Paket Sigorta Poliçesi” ile teminat altına alındığı gibi 30.04.2015-30.04.2016 makine kırılması sigorta poliçesi ile de teminat altına alındığını, her dönem primlerini ödemesine rağmen davalı sigortanın hataen 30.04.2016-30.04.2017 ve 25.04.2017-25.04.2018 tarihli poliçelerle makineyi teminat altına almadığını riziko gerçekleştikten sonra öğrendiğini, makinenin daha önce teminat altında bulunmasına rağmen daha sonra teminata dahil edilmediği hususunda davalı … şirketinin kendisini bilgilendirmediğini, zararının tazmin edilmesi gerektiğini beyanla uyuşmazlık Hakem Heyetinde dava açmıştır.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, makinenin sigorta örtüsü altında bulunmadığı gerekçesiyle dava red edilmiş,
Davacı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vaki itirazı da red edilmiştir.
Davacının temyiz istemi sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda sair yönlerden red edilerek karar yazılı gerekçe ile bozulmuştur.
Sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz.
6102 sayılı TTK 1424/1 maddesinde “sigortacının, sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, yapılmasından itibaren 24 saat diğer hallerde 15 gün içinde yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlü olduğu, poliçenin geç verilmesinden doğan zararlardan sigortacının sorumlu bulunduğu”, maddenin 3. fıkrasında da “poliçenin verilmediği hallerde, sözleşmenin ispatının genel hükümlere tabi olduğu” düzenlenmiş,
Aydınlatma Yükümlülüğü başlıklı Yasa’nın 1423/2 maddesinde de “aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde, sigorta ettirenin, sözleşmenin yapılmasına on dört gün içinde itiraz etmemesi halinde, sözleşmenin poliçede yazılı şartlarla yapılmış olacağı, aydınlatma açıkmalamasının verilmesinin ispatının sigortacıya ait bulunduğu” öngörülmüştür.
04.02.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan “Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmelik” ile de TTK 1423 maddesinde düzenlenen aydınlatma yükümlülüğünün usul ve esasları belirlenmiştir.
Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetleri’nce, 25.04.2017-25.04.2018 tarihli sigorta poliçesinin başlangıç tarihi esas alınmak suretiyle davacının TTK 1423/2 maddesinde öngörülen on dört gün içinde itiraz etmediği, mevcut durumu ile geçerli bulunan poliçeye göre hasara uğrayan makinenin teminat dışında olduğu gerekçesiyle dava edilmiştir.
Oysa, TTK 1423/2 maddesinin uygulanması, ancak TTK 1424 maddesi hükümlerine uygun şekilde poliçenin sigortalıya verilmesi ile mümkündür.
25.04.2017 başlangıç tarihli poliçenin, yasaya uygun şekilde davacı sigortalıya teslim edildiği ispat külfeti kendisine düşen davalı sigortacı tarafından ispat edilemediğinden artık TTK 1423/2 maddesinde düzenlenen 14 günlük sürenin somut uyuşmazlık yönünden uygulanması mümkün değildir.
Bu halde davalı sigortacının TTK 1423/2 maddesi gereğince aydınlatma açıklaması verildiğini ispat etmesi ve Yönetmelik hükümlerine göre, hasara uğrayan makinanın poliçe teminatı dışında olduğu TTK 1424/3 maddesi hükümlerine göre ispat etmesi gerekmektedir.
Açıklandığı şekilde, ispat külfeti kendisine düşen davalı sigortacıdan TTK 1423 ve 1424 maddelerine uygun şekilde karşı delilleri sorulmadan ve toplanmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
İtiraz Hakem Heyeti kararının açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddine yönelik sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.