YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/4129
KARAR NO : 2009/6907
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın çalınması nedeniyle sigorta bedelinin sigortalya ödenmediğini, 20.020,00 YTL. tazminatın tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına alacağın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, aracın uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraya verildiğini, menfaat sahibi değişikliği nedeniyle sigorta sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kasko sigorta poliçesi üzerinde dain ve mürtehin kaydı bulunan banka şubesinin araç bedelini davacıya ödenmesine muvaffakatı bulunmadığından davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK.nun 1269. maddesi uyarınca malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda sigortalı konumunda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etmek hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir ve sigorta ettiren ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatı alınmak suretiyle, sigorta ettiren malike ödenebilir.
Somut olayda, yargılama aşamasında sigortalı araç üzerinde rehin hakkı olan Finansbank A.Ş.nin 20.6.2008 tarihli yazısı ile bankaya ödenmesi halinde muvaffakat edecekleri belirtilmiş, mahkemece bu yazıya göre banka şubesinin muveffakatı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından temyiz dilekçesi ile dosyaya sunulan rehin hakkı sahibi banka şubesinin 19.2.2009 tarihli yazısı ile araç üzerindeki rehnin kaldırılması için ilgili trafik şube müdürlüğüne yazı yazıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, rehin hakkı olan bankanın rehin hakkının devam edip etmediği, davacıya tazminatın ödenmesine muvafakatinin olup olmadığı, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.