Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/1098 E. 2008/3938 K. 14.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1098
KARAR NO : 2008/3938
KARAR TARİHİ : 14.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.11.2007 gün ve 2006/220-2007/436 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … ve davacı … Reformu Genel Müdürlüğü tarafından istenilmiş ve davalı … vekilince duruşma talep edilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 8.7.2008 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … vekili Av. …geldi davalı … vekili gelmedi. Davacı … Reformu Genel Müdürlüğü vekili Av. …’in hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteklerinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– KARAR-
Davacı vekili, müvekkiline ait araca, davalılardan …’ın maliki ve …’in sürücüsü olduğu aracın tam kusurlu çarparak hasara neden olduğunu ileri sürerek 17.683.14 YTL hasar miktarı ile 1.261.40 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.944.54 YTL tazminatın asıl alacağa işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vasisi vekili, …’in hacir altına alınmış olup babası …’in vasi atandığını bu nedenle …’e husumet yöneltilemeyeceğini belirterek husumet itirazında bulunmuş, aynı olayla ilgili açılmış başka bir dava olması nedeniyle de derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulü ile, 16.242.20 YTL tazminatın 09.09.2005 olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …’den tahsiline; davalı … hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm
davalı … vasisi vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı vekili ve davalı … vasisi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı …, kaza tarihinde aracın maliki olduğuna göre, işletenlik sıfatı sona ermediğinden bu davalı hakkında işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-BK’nun 53. maddesi uyarınca, ceza mahkemesinin kararı, kusurun takdirinde ve zarar miktarının tayininde hukuk hakimini bağlamamakla birlikte, ceza mahkemesinin tesbit ettiği maddi olaylar ve özellikle, fiilin hukuka aykırılığının tesbiti hukuk hakimini bağlar. Bu durumda, davalı …’in sorumluluğu açısından, … sürücüsü olarak kimin mahküm olacağı önem taşımaktadır. O halde görülmekte olan ceza davasının sonucu beklenmeli, varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken bu husus gözetilmeden karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda l nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı … vekilinin sair temyizi itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 550.00’şer YTL duruşma vekalet ücretinin davacı … davalı …’ten alınarak birbirlerine verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 10.7.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.