Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/2592 E. 2008/3947 K. 14.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2592
KARAR NO : 2008/3947
KARAR TARİHİ : 14.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nun 11.11.2005 tarihli ilama konu tazminatı karşılıksız bırakmak amacıyla … Mahallesi 218 Ada 48 parselde zemin kat 4 nolu meskenini 14.11.2005 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufun iptaline, taşınmazın davalı borçlu İlhan adına tesbit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, taşınmazı boşanma davası sonunda hükmedilen nafakaları ödemek amacıyla ve ilan yoluyla sattığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, davalı borçluyu tanımadığını, evi eşyalarıyla birlikte aldığını ve evde halen davalı borçlunun 200.00 YTL kira ile oturduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın davalı borçlu tarafından boşanma ilamıyla hüküm altına alınan tazminatı karşılıksız bırakmak amacıyla daha sonra evlendiği davalı …’e muvazaalı olarak sattığı anlaşıldığından davanın kabulü ile … Mahallesi 218 Ada 48 parsel’de kayıtlı taşınmazın tapu kaydının tashihi ile davalı … adına olduğunun tespiti ile tapuya bu şekilde kayıt ve tesciline karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri ile satış bedeli arasında misli oranda fark bulunması ve davalı …’nın borçlunun ızrar kastıyla yaptığı tasarrufu bilebilecek durumda olmasına tasarrufun İİK’nun 278/III-2 ve 280/1. maddeler gereğince iptal edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına
göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Aynı yasanın 283. maddesi gereğince davanın sabit olması halinde, 3. şahıs adına oluşturulan kaydın iptaline gerek olmadan dava konusu alacak ve fer’ileri ile sınırlı olarak haciz ve satış yetkisi tanımak üzere tasarrufun iptaline karar verilmesiyle yetinilmesi gerekir.
Somut olayda takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere, satış işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, mülkiyetin intikali sonucunu doğuracak biçimde davalı 3. kişi üzerindeki kaydın iptali ile borçlu davalı … adına tesciline biçiminde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ancak bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinde hükmün HUMK’nun 438/411. madde uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yer alan “… İlçesi, … Mahallesi, 218 Ada 48 parselde kayıtlı taşınmazın mevcut tapu kayıtlarının tashihi ile davalı … adına olduğunun tesbiti ile tapuya bu şekilde kayıt ve tesciline” parağrafının hükümden çıkarılarak yerine “… Mahallesi 218 Ada 48 parselde kayıtlı taşınmazın davalılar arasındaki satışına ilişkin 14.11.2005 tarihli tasarrufun, davacı alacaklının alacak ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi tanınmasına” yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 432.00 YTL kalan onama harcın temyiz eden davalılar’dan alınmasına 11.07.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.