Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/14056 E. 2023/184 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14056
KARAR NO : 2023/184
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1746 E., 2022/1903 K.
DAVALILAR : 1-…
2-… vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 10.04.2018
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/49 E., 2020/55 K.

Taraflar arasındaki sigorta başlangıcının tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin …’de kurulu halı atölyesinde 20.11.1989 tarihinde işe başladığını ve bu iş yerinde çalıştığını, işe giriş bildirgesinin SGK’na verildiğini ancak işe giriş tescilinin yapılmadığını belirterek, müvekkilinin davalıya ait iş yerinde 20.11.1989 tarihi itibariyle işe başladığının ve asgari ücretle sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının tespitini talep ettiği tarihin 1989 yılı olduğunu, davanın 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesi uyarınca 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, bu sebeple davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının kuruma verilen işe giriş bildirgesinin işe alınmayı gösterdiğini, o iş yerinde eylemli ve gerçek olarak çalışıldığını göstermediğini, hizmetin geçtiği iddia olunan tarihte işverenin 506, 2925 ve 5510 sayılı Yasaların kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığının, çalışma konusunu oluşturan işin ücret mukabili yapılıp yapılmadığının, çalışma konusu işin devamlılık gösterip göstermediğinin araştırılması, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konusunda delil toplanılması, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği de dikkate alınarak değerlendirme yapılması ve çalışıldığı iddia edilen iş yerindeki görevli personel ile birlikte o iş yerine en yakın iş yeri tanıkları, o iş yerini tanıyan ve bilen şahısların dinlenilmesi suretiyle tanık beyanlarının gerçeğe uygunluğunun denetlenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalı şirkette 20.11.1989 tarihinde işe başladığı ve işe giriş bildirgesinin bu tarihte düzenlenerek 28.11.1989 tarihinde SGK İl Müdürlüğüne verildiği, davacı tanığı …’nın davacı ile davalı iş yerinde aynı tarihte işe başladıklarını, işe başladıklarında işverenin kendilerine sigorta kartı verdiğini ve bu sigorta kartında işe giriş tarihinin net olarak 20.01.1989 olarak yazılı olduğunu beyan ettiği, tanık …’in davalı iş yerinde 1989 yılında işe başladığını, davacının kendisinden 1,5-2 ay sonra işe başladığını, iş yerinin işe başladıktan birkaç ay sonra sigorta girişi yaptığını sonradan farkettiğini beyan ettiği, davacı tanıklarının iddia ve beyanlarının tutarlı olduğu, davacının 20.11.1989 tarihinde davalı şirkette çalışmasına rağmen şirket tarafından dönem bordrosunun kuruma bildirilmemesi sebebine dayalı olarak davacının sigorta kaydının yapılmadığı anlaşılmakla, davacının 20.11.1989 tarihinde davalı iş yerinde çalışmaya başladığı kanaatine varılmakla davanın kabulüne, davacının sigorta başlangıç tarihinin 20.11.1989 olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; eylemli veya gerçek bir şekilde çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz etmenin mümkün olmadığını ve davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili kurum aleyhine vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mülga 506 sayılı Yasa’nın 3/II-D maddesinde, (Ek alt bent: 20/06/1987 – 3395/1 md.) ” El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85’inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” hükmü yer alırken, söz konusu maddede yer alan el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında kısa vadeli sigorta kollarının uygulanacağına ilişkin düzenleme, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 57. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu düzenlemelere göre 20.06.1987 ile 06.08.2003 tarihleri arasında el halıcılığı dokuma işi sigortalılık kapsamında sayılmadığı için, davacının sigortalılığını talep ettiği tarih itibariyle uzun vadeli sigorta yönünde tespitte bulunulamayacağından, mahkemenin kararı isabetli olmamıştır. Belirtilen nedenlerle (Yargıtay 10. H.D.’nin 2020/11633 E. – 2021/10286 K. sayılı ilamı emsal kabul edilmek sureti ile) davalı kurum vekilinin istinaf isteminin kabulünün yerinde olduğu gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; yapılan kanuni düzenleme ile el halıcılığı işinde 20.06.1987 – 06.08.1983 tarihleri arasındaki çalışanların haklarının gasp edildiğini, bu durum eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğunu, müvekkilince yapılan işin işverene ait atölyede işverenin denetim ve gözetimi altında ona bağımlı olarak geçtiği açık ve net olmasının hizmet akdinin ispatı olduğunu ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacağının belirgin olduğunu, daha önce açılan ve tespite karar verilen kararların onandığını bununda eşitlik ilkesine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371, inci maddeleri.

2-506 sayılı Kanunun 3. maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenen (D) bendi şu şekildedir.
“ Mülga 506 sayılı Yasanın 3/II-D maddesinde, (Ek alt bent: 20/06/1987 – 3395/1 md.) “ El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85’inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” hükmü yer alırken, söz konusu maddede yer alan el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında kısa vadeli sigorta kollarının uygulanacağına ilişkin düzenleme, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 57. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mülga 506 sayılı Yasa’nın 3/II-D maddesinde, (Ek alt bent: 20/06/1987 – 3395/1 md.) ” El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85’inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” hükmü yer alırken, söz konusu maddede yer alan el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında kısa vadeli sigorta kollarının uygulanacağına ilişkin düzenleme, 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 57. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sigortalının talep ettiği tarih itibariyle uzun vadeli sigorta yönünde tespitte bulunulamayacağına dair gerekçesi yerinde görülmüştür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurulları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.