Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/269 E. 2006/879 K. 10.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/269
KARAR NO : 2006/879
KARAR TARİHİ : 10.02.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm davalılardan … ve … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında temyize konu 106 ada 84 parsel sayılı 30348.40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde … tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve miras payına dayanarak taşınmazın kök muris … mirasçıları adına tescili isteğiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın 84 parsel yönünden kabulüne ve dava konusu parselin veraset ilamındaki paylarına göre … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastroca taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı … oğlu … adına tesbit edilmiş, davacı tapu kaydına, irsen intikale ve miras payına dayanarak dava açmıştır. yargılama aşamasında ise davalı zilyetlik yanında tapu kaydına da dayanmış ve kayıt örneğini ibraz etmiştir. Tesbit nedenine ileri sürülüşe ve savunmaya göre uyuşmazlık, taşınmazın iki ayrı tapu kaydından hangisinin kapsamında kaldığı, tapu kayıtlarının uymaması halinde davalı yararına taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Davacının dayandığı Şubat 1978 tarih 44 nolu tapu kaydı ile davalının dayandığı Aralık 1951 tarih 56 nolu tapu kayıtlarının ilk geldileri getirtilmemiş, davalının dayandığı tapu kaydının ise uygulaması yapılmamıştır. Yerel bilirkişinin davacının dayandığı tapu kaydının uygulaması ile ilgili sözleride soyut içerikli ve gerekçeye dayanmamaktadır.
../…

– 2 –
2006/269
2006/879

Hali, yol ve mera doğal sınırlardan olup her yerde rastlanabildiği cihetle tapunun uygunluğunun kabulü için batı sınırında okunan …, Salih ve Asker Altıntaş yerlerinin arazi üzerinde belirlenmesi zorunludur. Bilirkişinin bu konuda açık bir beyanı yoktur. Kaldı ki yaşı itibariylede kayıtların uygulaması yönünden yeterli bilgiye sahip olduğuda söylenemez. Diğer taraftan dosyaya ibraz olunan senetlerin uygulaması yapılarak taşınmazla ilgileri olup olmadığıda saptanmamıştır.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, mahkemece öncelikle gerek davacının ve gerekse davalının dayandıkları tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren yerel tapu sicil müdürlüğünden, çıkartılamaması halinde kayıt örnekleri yazılacak müzekkereye eklenerek tapu kadastro genel müdürlüğü arşiv dairesi başkanlığından getirtilmeli, davalı tarafada taşınmazı ve öncesini iyi bilen tanık göstermek üzere önel verilmeli, daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla davalı tarafından gösterilecek tanıklar ve tüm tesbit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak taşınmazı ve yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla taraf tapu kayıtları ve ibraz olunan harici senetlerin uygulaması yapılarak taşınmaza uyup uymadıkları kesin olarak saptanmalı, bilirkişilerden davacı taraf tapusunun batı sınırında okunan …, … ve …, davalı tarafın tapusunda okunan … vereseleri yerlerinin nereleri olduğu arazi üzerinde gezip göstermeleri istenerek yerleri düzenlenecek krokide işaret ettirilmeli, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgilerine başvurulmalı, davalı tapusunun uymayıp davacı tapusunun uyması halinde kayıt maliki 1967’de ölen … terekesinin taksim edilip edilmediği, edilmişse hangi tarihte taksim edildiği ve taksimde taşınmazın kime isabet ettiği, davacı tapusunun dahi uymaması halinde taşınmazın 1967’de ölen …’dan mı yoksa 1990’da ölen davalının babası …’dan mı kaldığı, taşınmazda kim yada kimlerin zilyet ettikleri, zilyetlilerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, davalı taraf tapusunun uyması ve davacı tarafında zilyet olması halinde, davacı tarafın zilyetliğinin süresi ve sürdürülüş biçimine göre kaydın hukuki değerini yitirip yitirmediğinin karar yerinde tartışılması yapılmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamaları ve kayıtlarda ya-
zılı sınır yerlerini izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak göre bir karar verilmelidir.
Davalılar … ve … ’ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 13.2.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.