Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2005/13472 E. 2006/886 K. 10.02.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13472
KARAR NO : 2006/886
KARAR TARİHİ : 10.02.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılama sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’e ait …’un sevk ve idaresindeki … plakalı aracıyla müvekkiline ait … plakalı aracına onunda dava dışı …’in sevk ve idaresindeki … plakalı araca çarptığını belirterek 11.000.000.000TL’sı hasar tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, trafikte adına kayıtlı … plakalı traktörü kazadan beş yıl önce Edirne 1.noterliğinin 27.1.1998 tarihli satış vekaletnamesi ile … ‘a, onun da Akhisar 3.noterliğinin 9.2.1998 tarihli satış vekaletnamesi ile davalı …’un eşi … Alan’a satıp teslim ettiğini, kazadan on gün sonra aracın noter satışıyla … Alan tarafından davalının ağabeyi … Alan’a satıldığını kazayla ilgisi olmadığını kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Alan vekili kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 6.875.000.000TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı … Alan vekilinin temyiz itirazları yönünden;
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … Alan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
2- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 2918 sayılı KTK’nun 20/d maddesi, tescil edilmiş araçların noterce yapılmayan her çeşit satış ve devirlerini geçersiz saymakta ise de aynı kanunun 3.maddesi ilgili kimseye, başka bir kişinin aracının kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletildiğini ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğunu bu surette işletenin bu kişi olduğunu ispat edebilmek imkanını tanımaktadır. Somut olayda … ‘ın kazadan altı yıl önce vekaletname ile traktörü …’a, …’da beş yıl önce davalı …’un eşi …’ye devrettiği ibraz edilen vekaletnamelerden anlaşılmaktadır. Kazadan hemen sonrada araç … tarafından davalı …’un ağabeyi … Alan’a devredilmiştir. Bu olgular itibariyle kaza tarihinde … ‘ın işleten sıfatı bulunmadığı işletenin … Alan olduğu anlaşıldığı halde davalı … hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … Alan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün davalı … yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 13.2.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.