YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3032
KARAR NO : 2007/2476
KARAR TARİHİ : 12.07.2007
MAHKEMESİ : … Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan … aleyhine yapılan icra takibin kesinleştiğini, borcunu karşılayacak malının bulunmadığını, yapılan araştırmada borçlunun kendisine ait… İlçesi, … Mahallesi 120 ada 31 ve 32 parsel sayılı taşınmazları borçlunun kardeşi davalı …’a sattığını, satış bedellerinin gerçek değerin çok altında olduğunu belirterek tasarrufların iptalini ve taşınmazlar ücerinde cebri icra yetkisi tanınmasını talep etmiştir.
Davalı … vekili, aciz belgesi bulunmadığını, borçlunun hacizli taşınmazı bulunduğunu ve satışın gerçek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kabulü ile takip dosyasındaki alacak ile sınırlı olmak üzere tasarrufların iptaline ve taşınmazlar üzerinde haciz ve satış isteme hak ve yetkisi tanınmasına karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, borçlu … ile 3. kişi … …’ın kardeş olmalarına, İ.İ.K.’nun 278/1 maddesine nazaran kardeşler arasında yapılan ivazlı yada ivazsız tasarrufların bağışlama hükmünde sayılacağının öngörülmesine ve kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir, REDDİNE,
Ancak, tasarrufun iptali davalarında borçlunun aczinin gerçekleşmiş olması davanın dinlenebilme koşuludur. Borçlu …, icra müdürlüğüne vermiş olduğu 14.06.2004 günlü mal bildirimini içeren dilekçesinde adına kayıtlı bulunan… ilçesi, … Mahallesi, 123 ada, 22 parsel nolu taşınmazın değerinin 80.000.000.000-TL olduğunu bildirmiştir. Getirtilen tapu kaydının incelenmesinde, davacının iş bu dava nedeniyle koydurmuş bulunduğu hacizden önce kayıt üzerine toplam 65.300.000.000-TL bedelli haczin işlendiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece taşınmazın takip tarihindeki gerçek rayiç değerinin bilirkişiler aracılığıyla saptanıp, davacının eldeki davaya konu ettiği alacağından önceki alacakların ödenmesinden sonra geriye bir miktar kalıp, kalmadığı ve dolayısıyla aciz halinin gerçekleşip, gerçekleşmediği belirlendikten sonra hasıl olunacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken bu yönü göz ardı edilmiş olması doğru değildir.
Davalı …’in temyiz itirazları bu yönde yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 12.07.2007 tarihinde oy birliği ile karar verildi.