Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/17957 E. 2009/14758 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17957
KARAR NO : 2009/14758
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin ve takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacı aleyhine davalı Kurumca çıkarılan 024835 sayılı 28.03.2006 tarihli 2006/11671 takip nolu,1.250.56 TL tutarındaki ödeme emrinin ve takibin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile,Balıkesir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünce takip edilen 2006/11671 sayılı takip dosyası ile davacı hakkında yapılan icra takibinde ödeme emrinin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı Kurumca davacının Köy-Tür Ege Entegre Tavukçuluk Sa.Tic.A.Ş.’nin sorumlu müdürü olması nedeniyle anılan şirketin 2003/11,12. aylar,2004/1-12. aylar,2005/1,2. aylara ait 888.41 TL tutarında işsizlik prim borcu ve 362.15 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 1.250.56 TL’nın ödenmesi için 2006/11671 nolu takip dosyası ile 6183 sayılı Yasa uyarınca takip yapıldığı,28.03.2006 tarihinde 024835 sayılı ödeme emri düzenlendiği,ödeme emrinin davacıya 17.04.2006 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 24.04.2006 tarihinde süresinde açıldığı,şirketin iflasının Ticaret Mahkemelerince 15.05.2003, 15.05.2004,15.05.2005 tarihlerinde üç defa ertelendiği,15.05.2008 tarihinde borçlu şirketin iflasını gerektirir durumun ortadan kalkması nedeniyle iflas ertelemesi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davacının kendi beyanına göre şirketin Genel Müdürü olduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde: Sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 5510 sayılı Yasa’nın 88. maddesinde de Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir.
Görüldüğü gibi gerek 506 sayılı Yasa’nın 80. ve gerekse 5510 sayılı Yasa’nın 88. Maddesindeki düzenlemeler uyarınca, sigorta primlerini süresinde tahakkuk ve tediye etmeyen üst düzey yöneticilerinin sorumluluğu “haklı sebep olmaksızın ödememe” hali ile sınırlı tutulmuştur.
İİK’nun 179/6 maddesinde iflasın erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamayacağı ve evvelce başlamış takiplerin duracağı bildirilmiştir.Ancak borçlu şirket aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere takip yapılamaması veya evvelce başlamış takiplerinde durması şirketin genel müdürü olan borçlu şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davacı hakkında da 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takiplerde dahil olmak üzere takip yapılamayacağı ve evvelce başlamış takipleri durduracağı anlamına gelmeyeceğinden borçlu şirketin iflasının ertelenmesine karar verilmiş olmasının tek başına davacı şirket genel müdürünü sorumluluktan kurtarmayacaktır. Davacının sorumluluktan kurtulması “haklı nedenle ödememe” koşulunun gerçekleşmesi halinde mümkündür.
Mahkemece ilgili şirketin iflasının ertelenmesi ve İİK. 179/b maddesi gereğince 6183 sayılı Yasa’ya göre yapılan takipler de dahil olmak üzere şirket aleyhine hiçbir takip yapılmamasına, başlanılmış tüm icra takip ve işlemlerinin durdurulmasına, karar verilmiş olması,2008 yılında da şirketin iflasını gerektirir nedenler ortadan kalktığından iflasın ertelenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması ve 6183 sayılı Yasa’nın 35.maddesinde düzenlenen “amme alacağının asıl borçludan tahsil imkanı kalmaması”şartının gerçekleşmemiş olduğu,dolayısıyla kamu alacağının davacıdan tahsil cihetine gidilebilmesinin koşullarının henüz oluşmamış olduğu,yapılan işlemin usulsüz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Öte yandan her ne kadar 6183 sayılı Yasa’nın mükerrer 35.maddesinde asıl borçlu hakkında yapılan ,yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiş ise de 6183 sayılı Yasa 506 sayılı Yasa’ya göre daha genel bir yasa durumunda olup uygulamada ağırlık ve öncelik özel yasa hükümlerine tanınır.506 sayılı özel Yasa’nın 80.maddesinin çok açık ifadesi karşısında borçlu şirketin genel müdürü olan davacının prim borcunun haklı bir sebep olmaksızın ödenmemesi halinde şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı kuşkusuzdur.
Yapılacak iş; davacının anılan dönemlere ilişkin prim borçlarını belirtilen sürelerde ödememesinin borçlu şirketin iflasının ertelenmesi nedeniyle “haklı nedene” dayalı olup olmadığını tartışmak ve çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hÜküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.