Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2008/18065 E. 2009/16970 K. 24.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18065
KARAR NO : 2009/16970
KARAR TARİHİ : 24.12.2009

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davacı(3.Kişi) ile davalı (Alacaklı) vekilleri tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ,hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı 3.kişinin tüm temyiz itirazlarını reddi gerekmiştir.
2- Davalı alacaklının temyizine gelince,
Uyuşmazlık 3. kişinin İİK’nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı istihkak davasına ilişkindir.
Davacı 3.kişi,haciz adresinin kendisi adına kayıtlı iş yeri olup borçlu ile arasında ,ticari ilişki olduğunu hacizli malları borçludan 18.1.2006-1.3.2006 tarihleri arasında düzenlenen 5 adet fatura karşılığı satın aldığını ileri sürerek İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün 2006/9693 sayılı takip dosyasından yapılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece davanın kabulune karar verilmiş isede eksik araştırmaya dayalı olarak varılan sonuç doğru değildir.
Davalı alacaklı ;borçlunun sahte çek ve firmalara ait çeklerle satın almış olduğu malları kendi iş yerinde değilde davacı iş yerine koyarak tezgah altı tabir edilen yöntemle davacı eliyle paraya çevirdiğini ,davacının istihkak iddia ettiği malların borçluya ait olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava konusu 8.11.2006 tarihli hacizde hazır bulunan borçlu şirket yetkilisi Lütfiye Kar hacizli malları davacıya sattığını ve bedelini aldığını ileri sürmüştür.Her ne kadar haciz davacı adına kayıtlı iş yerinde gerçekleştirilmiş ise de bu malların öncesinde borçluya ait olduğu hatta alacağın bu malların borçluya satışından kaynaklandığı taraflar arasında ihtilafsızdır.İhtilaf bu satışın gerçek olup olmadığı satışın danışığa dayalı muvazaalı işlemlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapan bilirkişi 6.11.2007 tarihli raporunda borçlu şirket tarafından davacı 3.kişiye düzenlenen faturaların tarih ve sıra takip etmediği bu faturalara ilişkin ödeme evraklarının ibraz edilmediği borçlu şirkete ait ticari defterlerini sunulmayışı nedeniyle inceleme yapılamadığını bildirmiştir.
Yapılacak iş öncelikle borçluya ait ticari defterler temin edilerek davacı dayanağı faturaların davacı 3.kişi ve borçlu şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı,fatura bedellerinin davacı tarafından borçluya ödenip ödenmediği saptanarak ticari alış veriş sebebiyle borçlunun borca batık halini bilebilecek durumdaki davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki satışın gerçekliği tesbit edilmeli bu konuda taraflara yeniden delil sunma imkanı tanınarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı alacaklının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,60.00 TL temyiz başvurma harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine ,fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine ve temyiz harcının istek halinde davalı (Alacaklıya) iadesine , 24.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.