YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7221
KARAR NO : 2023/997
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.09.2012 tarihli ve 2012/6897 Soruşturma, 2012/2473 Esas, 2012/140 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.
2. Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2012 tarihli ve 2012/202 Esas, 2012/204 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun’un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Bursa Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2013 tarihli ve 2012/451 Esas, 2013/70 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan beraatine hükmolunmuştur.
4. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.03.2013 tarihli ve 2012/451 Esas, 2013/70 sayılı Kararın katılan ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 29.11.2017 tarihli ve 2014/9971 Esas, 2017/5059 sayılı Kararı ile “katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanlarının tanık … tarafından doğrulanması karşısında, sanığın, yüklenen görevi kötüye kullanma suçunu işlediği ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyen, yanılgılı değerlendirme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/42 Esas, 2019/231 sayılı Kararı ile sanık, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 2.250,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmış, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezasının infazından sonra işlemek üzere avukatlık görevini yapmaktan 45 gün süreyle yoksun bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanın Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri
Kararın dosya kapsamıyla uyumlu olmayıp, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Bursa Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, müvekkili olan katılan aleyhine Bursa 18. İcra Müdürlüğünün 2011/6311 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin kesinleşmesinden önce 04.07.2011 tarihli vekaletname ile sanığın vekilliğini üstlendiği ve vekalet ücreti aldığı halde menfi tespit davası açmadığı iddia ve kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin 6 ncı fıkrasının (e) bendinde düzenlenen “giderilmesi gereken zarar” kavramı, somut, belirlenebilir maddi zarar olup dava konusu edilen eylemde katılanın mağduriyetine neden olunduğu anlaşılmış ve mahkemenin sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin “müştekinin zararının giderilmemesi” şeklindeki yasal olmayan kabulü diğer gerekçeler yerinde olduğundan sonuca etkili bulunmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ve sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması sırasında bu bentteki hak ve yetkilerin tamamını kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde sadece ”avukatlık görevini yapmaktan yasaklanmasına” şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.05.2019 tarihli ve 2018/42 Esas, 2019/231 sayılı Kararına yönelik katılan ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 6 no.lu bendinde yer alan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin bölümün “Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, takdiren 45 gün süreyle aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.