Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4540 E. 2009/1079 K. 03.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4540
KARAR NO : 2009/1079
KARAR TARİHİ : 03.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’ın, alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … Kooparatifindeki payını 20.02.1998 tarihinde eşi …’a devrettiğini belirterek, tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı …, tebligata rağmen savunma yapmamış, 05.03.2002 tarihli, davanın kabulüne ilişkin hükmün davalı … tarafından temyizi üzerine temyize cevap dilekçesinde davalı ile boşandıklarını, dava konusu kooperatif payının kendisine ait olduğunu, evlilik içinde edinilen malların eşi tarafından üzerine geçirildiğini, takip konusu borcun muvazaalı olmadığını ileri sürmüştür.
Davalı … vekili, davalıların 16.05.2000 tarihinde boşandıklarını, dava konusu kooperatif payının boşanma davasından önce devredildiğini, davalı borçlunun 28.07.1998 tarihinde dava konusu devrin iptali istemi ile dava açtığını ve reddedildiğini, aynı talebin boşanma davası sırasında da ileri sürülmesine rağmen reddedildiğini, takip konusu borcun muvazaalı olduğunu, davacı ve davalı borçlunun aile dostu olduklarını, davalı borçlunun boşanma ve daha sonra açtığı davalarla dava konusu kooperatif payını adına tescil ettiremediğinden davacıya muvazaalı borç senedi verdiğini, senedi kefil sıfatıyla imzaladığını, asıl borçlu hakkında icra işlemlerinin tamamlanmadığını, borçlunun ve dava dışı asıl borçlunun aciz halinde olmadıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan delillere göre davanın kabulüne ilişkin olarak kurulan hüküm, Yargıtay 15. Hukuk Dairesince borçlu hakkında aciz belgesi bulunmadığı, dolayısıyla davanın reddi gerektiği gerekçesi ile

bozulmuş; mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, aynı daire tarafından bozma ilamından sonra aciz belgesi sunulduğundan, davanın esası hakkında hüküm kurulmak üzere bozulmuştur. Bozma ilamına uyan mahkemece, 09.12.2004 tarihinde davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, aynı dairenin 29.06.2005 tarihli ilamı ile davalı … tarafından davalı borçlu ve dava dışı kooperatif ve … aleyhine açılan 2004/477 esas sayılı davanın sonucu beklenmesi gerektiğinden söz edilerek, bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, takip konusu alacağın muvazaalı olduğunun ıspatlanamadığı, dava konusu kooperatif payının düşük bedelle ve eşler arasında mal kaçırmak kastı ile devredildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı …’ın … Kooperatifinde bulunan üyelik payının diğer davalı …’a 20.02.1998 tarihinde devrine ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.714.00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına 3.3.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.