Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2008/4215 E. 2008/5810 K. 26.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4215
KARAR NO : 2008/5810
KARAR TARİHİ : 26.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkilleri ile davalı M…. …’in ortak miras bırakanı … … …’in sağlığında …, … Mahallesi, 610 Ada 2 parselde kayıtlı 4 ve 6 nolu dükkanları muvazaalı olarak davalı M…. …’e bağışladığını, M….’in de 4 nolu dükkanı sattığını, 6 nolu dükkanı da satma hazırlığında olduğunu, 4 nolu dükkanla ilgili miras payının tahsili için 2002/424 esas, 6 nolu dükkanın tapu kaydının iptali ve tüm mirasçıları adına tesciline ilişkin 2002/423 esas sayılı davaları açtıklarını ve davalı M….’in … malvarlığı olan …, … Mevkii 633 Ada 21 parselde 4 nolu bağımsız bölüm üzerine ihtiyadi tedbir koydurduklarını; ancak davalı M….’in aleyhine açılan mirasçılık haklarının tahsiline yönelik davaları ve ihtiyati tedbir kararını hükümsüz bırakmak amacıyla 5.3.2002 tanzim 17.12.2002 vadeli 140.000.00.-YTL’lik bono ile muvazaalı olarak davalı …’ye borçlandığını ve hakkındaki icra takibini kesinleştir-
diğini, üzerinde ihtiyati tedbir kararı bulunan taşınmazın haczedildiğini belirterek, İzmir 1.İcra Müdürlüğü’nün 2003/970 esas takip sayılı dosyasından dolayı davacılar yönünden davalı … … …’in davalı …’ye borcu bulunmadığının tesbitine, davalı … …’e ait … Mevkii 633 Ada 21 parsel 4 nolu bağımsız bölüm üzerine konulan haciz işlemlerinin ve ilgili takip işlemlerinin muvazaalı işlem olması nedeniyle hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … … … vekili cevap dilekçesinde, davacılar tarafından ihtiyati tedbir konulan ve daha sonra da davalı … tarafından haczedilen taşınmazla ilgili mülkiyet iddiası olmadığından, davacıların dava açmakta hukuki menfaatleri olmadığını, ihtiyati tedbir kararının haczin önünde olduğunu, bu davanın ölüm döşeğinde olan davalı M….’in borçlarından sorumlu tutulmamak amacıyla açıldığını, davanın İcra Tetkik Merciininde görülmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde, İzmir 1. İcra Müdürlüğü’nün 2003/970 esas sayılı dosyası ile muris … … … aleyhine yürütülen takibin murisin ölümü üzerine mirasçıları aleyhine devam ettiğini, mirasçılardan … ve …’nin borca itiraz etmesi üzerine İzmir 10. İcra Mahkemesinin 2005/556 esas 2006/319 karar sayılı ilamıyla mirasçıların borca yönelik itirazının yerinde olmadığına ve takibin devamına karar verildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Yargılama sırasında davalı … … …’in 22.11.2004 tarihinde ölümü üzerine diğer mirasçıları … ve … ile tereke temsilcisi … davaya dahil edilmişlerdir.
Dahili davalı … vekili, davacıların da aynı zamanda davalı M…. mirasçıları olmaları nedeniyle davacı ve davalı sıfatlarının birleştiğini, murisin savunmasını yinelediklerini, davanın reddini savunmuştur.
Dahili davalı …, tebligata rağmen savunma yapmamıştır.
Tereke temsilcisi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacıların, davalılar arasındaki …, …
Mahallesi, … mevkii, 633 Ada, 21 parsel, 1.kat 4 nolu taşınmazın satışına ilişkin protokolün tarafı bulunmadıkları, davalı muris … … …’den kesinleşmiş mahkeme kararına, sözleşmeye veya senede dayanan alacakları ve bu yönde yapılmış takiplerinin olmadığı, davalı murisin davacılardan mal kaçırma kastı ile bu sözleşmeyi yaptığına ilişkin dosyada sözleşmenin aksini ispatlar nitelikte delil bulunmadığı, davalılar arasında yakınlık bulunmadığı ve davacılar tarafından muvazaa iddiası ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için kesinleşmiş bir icra takibi ve borçlu aleyhine düzenlenmiş aciz belgesinin varlığı dava ön koşuludur.
Somut olayda, davacıların muhtemel miras alacakları nedeniyle açtıkları davaların, hükümsüz bırakılması amacıyla davalı murisinin muvazaalı adi gayrimenkul satış sözleşmesi yaparak borç senedi düzenlediği iddia edilmektedir. davacılar tarafından davalı … … aleyhine açılan, miras paylarıyla ilgili davalar derdest olup kesinleşmiş ve takibe konmuş bir alacakları mevcut olmadığından davanın önşart yokluğu nedeniyle reddi gerekirken davacıların iptali istenen sözleşmenin tarafı olmadığı, sözleşmenin mal kaçırma kastıyla yapıldığının ve davalılar arasındaki yakınlığın, dolayısıyla muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle reddi isabetli değil ise de, sonucu itibariyle karar doğru olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Davanın önşart yokluğundan reddi gerektiğinden davalı … … yararına AAÜT’nün 7. maddesi gereğince maktu vekalet ücreti takdiri gereklidir. Ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hüküm fıkrasının 5. bendindeki “…6.700.-YTL vekalet ücreti” tümcesinin hükümden çıkarılmasına, yerine “…500.00.-YTL vekalet ücreti” tümcesinin yazılmasına ve hükmün
DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 14.00.-YTL peşin harcın onama harcından mahsubuna 26.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.