YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14672
KARAR NO : 2009/13784
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, …’a prim borcunun bulunmadığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Esnaf Sicil kaydının sahip olduğu kamyonun satıldığı tarih itibariyle sona erdiğinin ve davalı …’a prim borcu bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı Mehmet oğlu 1947 doğumluMuzaffer Aktaş’ın 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 20.4.1982-30.4.1993 tarihleri arasında mevcut olduğunun ve 30.4.1993 tarihinden sonraki dönemde davacının sigortalı olmadığının ve davacının 30.4.1993 tarihinden sonraki dönemde borcu olmadığının tespitine, aksi işlemin iptaline, Şoförler ve Otomobilciler Odası ile Esnaf Sicil Memurluğu hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
Gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan istifade(hak) ehliyeti ölümle sona erer. M.K.’nun 27/1. maddesi gereğince dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Davaya ölen kişi adına devam edilmesine imkan yoktur. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçılarıda ilgilendiren daha açık bir anlatımla mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara ölen tarafın mirasçıları tarafından devam edilebilir. Diğer yandan Borçlar Kanunun 35/1. ve 397/1. maddesi gereğince vekil edenin sağlığında düzenlediği vekaletname ile yetkili kıldığı avukat vekil edenin dava açıldıktan sonra ölmesi halinde ölüm ile vekalet ilişkisi son bulacağından ölen kişi adına davaya devam edemez. Bu halde mahkemenin ölen davacının mirasçılarını mirasçılık belgesi ile tesbit ettirerek mirasçıları duruşmaya davet ettirmesi gerekir.
Somut olayda, davacının eşinin verdiği temyiz öncelik dilekçesinde davacının 12.2.2007 tarihinde öldüğünün bildirildiği, kararın ise 22.04.2008 tarihinde verildiği görülmektedir.
Yapılacak iş; davacının ölüm tarihini tartışmaya yol açmayacak biçimde tesbit edip gerektiğinde, taraf teşkilini sağladıktan sonra işin esası hakkında sonuca gitmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.