YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2570
KARAR NO : 2008/4389
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç ile davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştıkları zincirleme kaza sonucu davalıların tam kusurlu olarak çarpıp, hasara neden olduğunu ileri sürerek, sigortalısına ödenen 2.090 YTL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … A.Ş. vekili cevabında, olayda kusurlarının bulunmadığını, hasar miktarınında fahiş olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar gerekçeli karar sonucunun çelişkili olması vurgulanarak, davalı … A.Ş.’nin temyizi üzerine davanın reddi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş; hükmü temyiz eden davalı … A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalı … yönünden ise ilk kararı temyiz etmediği ve hakkında verilen kabul kararı kesinleştiği düşüncesi ile yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hükmün tebliği ve davalı …’ın temyizi üzerine karar bu kez daha önce davanın kabulüne dair verilen kararın davalı …’a tebliğ edilmemiş ve aleyhindeki kararın kesinleşmemiş olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrası, bozmada işaret edilen tebligatın yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ilk kararın davalı …’a 8.5.2003 tarihinde tebliğ edildiği ve süresinde temyiz edilmediği, hakkındaki hükmün kesinleşmiş olduğu belirtilerek, davalı … yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
11. Hukuk Dairesinin bozması üzerine, mahkemece, davalı …’na hükmün tebliğ edilip edilmediği araştırılmıştır. PTT’den gelen cevabı yazılardan; davalı …’a hükmün tebliğ edildiğine dair tabligat parçasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı …’ın temyiz itirazlarının incelenmesi gerekir. 31.3.2003 gün ve 2001/62 esas, 2003/186 karar sayılı mahkeme hükmünün gerekçesinde, alınan bilirkişi raporunda davalı taraf sürücüsünün kusurlu olmadığı, kusurun diğer taraf sürücüsüne ait olduğu kabul edildiği halde, hüküm gerekçeye aykırı biçimde tesis edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Varılan bu sonuç HUMK’nun 388-389 maddelerine uygun düşmemektedir. Mahkemece davalı … yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde, davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine ve 60.00 YTL temyiz başvuru harcının davalı …’dan alınmasına 6.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.