YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12871
KARAR NO : 2009/13750
KARAR TARİHİ : 27.10.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 248.362,30TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.06.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat … ile davalılardan… A.Ş. vekili Avukat … geldiler. Diğer davalı adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R AR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizin kapsamına göre, davacının tüm davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 14.12.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu 11.01.2005 tarihinde ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiştir.
Yerel Mahkemenin davacıların maddi tazminat istemlerine ilişkin kararı yerindedir. Ancak davacıların manevi tazminat istemleri ile ilgili karar verilirken manevi tazminatların takdirinde yanılgıya düşüldüğü, davacı eş ve çocuklar yararına manevi tazminatların fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların eşi ve babası olan sigortalı …’in ölümü ile sonuçlanan iş kazasında sigortalının % 25, davalıların ise dava dışı kusurlular ile birlikte toplam % 75 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş … yararına 30.000,00-TL, davacı çocuklar …, …, …, …’den her biri yararına ise 25.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken davacı eş … yararına 50.000,00-TL, davacı çocuklardan …, …’den her biri yararına 45.000,00’er TL, davacı çocuklar …, …’den her biri yararına ise 40.000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1- Davacı eş … yararına 28.362,30-TL maddi tazminat ile takdiren davacı eş … yararına 30.000,00-TL, davacı çocuklar …, …, …, …’den her biri yararına ise 25.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 158.362,30-TL tazminatın olay tarihi olan 14.12.2004 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, maddi ve fazla manevi tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 8.551,56-TL ilam harcından peşin alınan 7.319,50-TL’nin indirimi ile kalan 1.232.06-TL ilam harcının davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 7.359,70-TL harç giderinin davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 795,00-TL yargılama giderinden takdiren 235,00-TL’nin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı … yararına hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden 3.236,23-TL, manevi tazminat miktarları üzerinden davacı eş … yararına 3.400,00-TL, davacı çocuklar …, …, …, …’den her biri yararına ise 2.900,00’er TL avukatlık ücretinin davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine,
6- Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalılar yararına reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden davacı eş …’den 3.400,00-TL, davacı çocuklar …, …, …, …’den her birinden 2.900,00’er TL avukatlık ücretinin alınarak davalılara verilmesine, maddi tazminatın reddinin, katsayı değişiklikleri sonucu sigorta tahsisleri peşin sermaye değerindeki artışlardan kaynaklanmasına ve davacıların dava açılırken bu hususu bilebilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davacılar …, …’in maddi tazminatı istemlerinin reddi nedeniyle davalılar yararına avukatlık ücreti verilmesine yer olmadığına,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, davalılardan… A.Ş. yararına takdir edilen 625.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, taraflarca 60,00 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 27.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.