YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7035
KARAR NO : 2023/57
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Her ne kadar sanık müdafii, gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamış ise de Mahkemece kurulan hükümde ve gerekçeli kararın tebliğine ilişkin mazbatada sanık müdafiinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 295 inci maddesinin birinci fıkrasında gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması için belirtilen yedi günlük sürenin ihtar edilmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri esastan incelenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 14. Ceza Mahkemesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2018/142 Esas, 2019/153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/1236 Esas, 2019/2041 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indiriminin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz Sebebi
Sanık hakkında kurulan hükmün, dosya kapsamına ve mevzuata aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın amca çocukları olduğu, taraflar ve aileleri arasında miras paylaşımı konusunda husumet bulunduğu, olay öncesinde de taraflar arasında telefon görüşmeleri ve mesajlaşmalar ile tartışma ve hakaretleşmelerin yaşandığı, sanığın aksi kanıtlanamayan iddiasına göre katılanının, ablasına, kardeşine ve annesine hakaretler ettiği, yine suç tarihinde tarafların telefonda tartışmaları sırasında sanığın katılana küfür ettiği ve hakaret içeren mesajlar attığı, bunun üzerine buluşup konuşmaya karar vererek telefonu kapattıkları, sanığın, babası olan temyiz dışı …’ya ait silahı evden alarak aracıyla katılan ile buluşmaya karar verdikleri yere gittiği, katılanı, tanık … ile kaldırımlarda yaya olarak gören sanığın aracıyla katılanın yanına yaklaşarak 4-5 el ateş ettiği, sanığın eylemine arabasının kayması sebebiyle son verdiği, katılanda oluşan toplam iki adet ateşli silah mermi yaralanmasının, katılanının hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına ve hayatî tehlikeye neden olduğu belirlenmiştir.
Haksız tahrik yönünden; sanığın aksi kanıtlanamayan iddialarıyla, kasten öldürmeye teşebbüs derecesinde kalan eylemini katılanın, sanığın kendisine, nişanlısına, anne ve babasına karşı küfür içerikli hakaret etmesi sebebiyle haksız tahrik altında işlediği kabul edilerek, 5237 sayılı Kanunu’nun 29 uncu maddesi uyarınca (1/2) oranında indirim yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Katılanın aşamalarda istikrarlı anlatımları mevcuttur.
4. Tanıklar ….,……,….,….,.’nın katılan anlatımları ile uyumlu beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Temyiz dışı sanıklar ….. ve ….,’nin beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak İstanbul Adlî Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından tanzim olunan 30.01.2019 tarihli;
“1)Kişinin vücudunda sağ dirsekte bir adet sol lomber bölgede sol böbreği kat eden 1 adet olmak üzere toplam iki adet ateşli silah mermi çekirdeği yarası olduğu,
2)Sağ dirsek dış büklümden girip olecranonda kırığa neden olan ateşli silah mermi çekirdeği yarasının;
a)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı
b)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
C)Olecranonda açık kırığa sebep olan yaranın hayat fonksiyonlarını Orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
3)Sağ bel lateralden girip L2 vertebra korpus kırığına neden olup sol böbreğe penetre olan ateşli silah mermi çekirdeği yarasının;
a)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,
b)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
c)L2 vertebra korpusunda ve transvers proceste açık kırığa sebep olan yaranın hayat fonksiyonlarını Ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
4)Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında ve birden fazla kırık saptandığından; şahısta saptanan kırıkların müştereken hayat fonksiyonlarını Ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,
5)Yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı,
6)Organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif edilmediği kişiye ait böbrek fonksiyonlarını gösterir laboratuvar testlerinin ve görüntülerinin tarafımıza gönderilmesi halinde yeniden değerlendirme yapılabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.”
Görüşlerini içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Olay anını kaydeden DVD içeriğine ilişkin 14.05.2018 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, olayın gelişim süreci aynı kabul edilmekle, tahrik oluşturan eylemin, katılan tarafından sanığın annesi, ablası ve kardeşi hakkında Facebook adlı sosyal medya hesabından yapılan küçük düşürücü yorumlardan ibaret olduğu, bu nedenle haksız tahrik indiriminin tahrikin türü ve derecesi karşısında fazla bulunduğu belirlenerek, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanunu’nun 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari oranda (1/4) indirim yapılması gerektiğine karar verilip buna göre uygulama yapıldığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Olay öncesinde katılanın, sanığın annesi, ablası ve kardeşi hakkındaki söylemlerine duyduğu hiddetin etkisi altında temyiz incelemesine konu suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, tahrikin türü ve derecesi de gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgarî oranda (1/4) haksız tahrik indirimi uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, katılan ve tanık beyanları ile katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.12.2019 tarihli ve 2019/1236 Esas, 2019/2041 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2023 tarihinde karar verildi.