YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4610
KARAR NO : 2009/1877
KARAR TARİHİ : 30.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR TARİHİ :
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili,davalı … şirketi vekili ve davalı … Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesiyle, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 500 YTL iş göremezlik ve 2.500 YTL manevi tazminatın, davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen (davalı … şirketi poliçe limit ile, sorumlu olmak üzere) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda 6.792,38 YTL’ye yükseltmiştir.
Davalı … şirketi vekili cevap dilekçesiyle, sorumluluklarının kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminattan sorumlu olmadıklarını, temerrüde düşürülmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle, manevi tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, kusur oranını kabul etmediklerini, tedavi gideri zararının karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı …‘e usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; maddi tazminat davasının kabulü ile, 6.292,38 YTL nin, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline (davalı … şirketi poliçe limit ile sınırlı olarak), manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile,1.000 YTL nin, davalılar … A.Ş. ve Mehmet’ten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı … şirketi vekili ve davalı Misaş
Gıda Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Katılma yolu ile kararı temyiz eden davacı vekiline, davalı …… A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesi 7.2.2007 tarihinde tebliğ edilmiş olup, karar davacı vekili tarafından HUMK`nun 432/1 nci madde hükmünde yazılı 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 8.7.2008 günü temyiz edilmiştir. 1.3.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK’nun 432/4 ncü maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen meslekte kazanma gücü kaybı oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı … Tic. A.Ş. vekilinin tüm, davalı … şirketi vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş göremezlik ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Sigortacının sigorta bedelini ödeme borcu, 2918 sayılı KTK’nun 99 ‘ncu maddesi hükmü uyarınca, rizikonun gerçekleştiğini sigortacıya ihbar borcunun doğduğu tarihte muaccel olur. O halde, davalı … şirketine davacı tarafından dava tarihinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde davalı … şirketinin haksız fiil tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulması doğru değildir.
4-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b/3. maddesi uyarınca, sigortacı yargılama giderleri ile Avukatlık Ücretini ödemekle yükümlü olup, hükmolunan tazminat sigorta bedelini (sigorta limitini) geçerse, sigortacının tazminat oranı dahilinde ödeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, davalı … şirketi sadece kabul edilen maddi tazminat oranına göre harç, yargılama giderleri ve Avukatlık Ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, diğer davalılarla birlikte tamamından sorumlu tutulması doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar
vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Tic. A.Ş. vekilinin tüm, davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1. bendinin 2. paragrafının “Sigorta şirketinin sorumluluğunun” tümcesinden sonra gelmek üzere “dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve” tümcesinin eklenmesine, 4 numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3.bendinin 1 . ve 4. paragraflarının sonuna “davalı … şirketinin sigorta bedelinin (limitinin), hükmolunan tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulmasına” tümcesinin eklenmesine ve yine hüküm fıkrasının 3. bendinin 2. paragrafının sonuna “(davalı … şirketinin sadece hükmedilen maddi tazminat gereği 749,23 YTL lik vekalet ücretinden sorumluluğuna)” tümcesinin eklenmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 241.50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı … Tic. A.Ş.’nden alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ….’ne geri verilmesine 30.03.2009 günü oybirliği ile karar verildi.