Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/7806 E. 2023/68 K. 10.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7806
KARAR NO : 2023/68
KARAR TARİHİ : 10.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki memur muamelesine şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın şikayetin reddine karar verilmiştir.

Kararın şikayetçi alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi alacaklı dava dilekçesinde; müvekkilinin alacağını tahsil etmek için borçluya karşı kambiyo takibi başlattığını, takibe dayanak bonolar üzerinde yazılı borçlu adresine hacze gittiklerini, hacizde borçlunun oğlunun istihkak iddiasında bulunduğunu istihkak iddiasının haksız olduğunu, borçlunun güncel GİB kayıtlarında da adresinin haciz adresi olduğunun görüldüğünü buna rağmen Müdürlüğün İİK 99. maddesine göre istihkak davası açmak için taraflarına 7 günlük süre verdiğini beyan ederek 16.10.2020 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzeri karar verilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip borçlusu ile 3. kişi arasında akrabalık ilişkisi olmasının tek başına taraflar arasında organik bağ olduğu anlamına gelmediği, takipte ödeme emri tebliğ yerinin haciz yapılan yer olmadığı da göz önünde bulundurulduğunda icra müdürlüğü kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; haciz adresinin takibe dayanak bonolar üzerinde yazılı borçlu adresi olduğunu, borçlunun güncel GİB kayıtlarında da adresinin haciz adresi olduğunu, 3. kişinin istihkak iddiasının haksız olduğunu, borçlunun alacaklılardan kaçmak için ödeme emrini tebliğ almadığını, icra müdürlüğünce İİK m.96 kapsamında 3. şahısa dava açması için süre verilmesi gerekirken İİK m.99 kapsamında taraflarına süre tanınmış olması açıkça usule ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dayanak senet adresinde haciz yapılmış olmasının tek başına karinenin borçlu lehine olduğunun kabulü için yeterli olmadığı, bunun dışında, haciz adresine borçlu adına çıkartılan ödeme emrinin iade edildiği, borçlunun haciz sırasında hazır bulunmadığı ve haciz mahallinde borçlu adına belge bulunmadığı gözönüne alındığında mülkiyet karinesinin davalı üçüncü kişi lehine olup mülkiyet karinesinin aksinin davacı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerektiği gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi alacaklı temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararında dayanak gösterilen Yargıtay kararlarının yanlış değerlendirildiğini, borçlu ile üçüncü kişi arasında akrabalık bağı bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, haczin infaz edildiği adresin aynı zamanda borçlunun güncel GİB kayıtlarındaki adresi olduğunu, 3. kişinin borçlunun öz oğlu olduğunu, borcun doğum tarihinden sonra adi yazılı şekilde düzenlenmiş kira sözleşmesi ve elektrik faturası mülkiyet karinesinin aksini ispata yeterli olmadığını iddia ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra memur işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İİK’nın 16. ve 99. maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.