YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4933
KARAR NO : 2009/1684
KARAR TARİHİ : 24.03.2009
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı … … adına kayıtlı, davalı … idaresinde bulunan aracın, müvekkili şirkete zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğu aracın, … isimli yayaya çarparak ölümüne dene olduğunu, mirasçılarına kusur oranına göre ödeme yapıldığını, sürücünün aracı kullanmak için yeterli ehliyete sahip olmadığını belirterek, 4.237.00.YTL için 23.7.2002 ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıya tahsilini talep etmiştir.
Davalı … … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı, duruşmalara katılmamış savunma yapmamıştır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı … … hakkında açılan davanın zarar görenin ağır kusuru bulunduğundan sorumluluğunun ortadan kalkdığı gerekçesi ile, bu davalı yönünden davanın reddine, 4.237.00.YTL’nin 23.7.2007 tarihinden işleyecek yasal faizi ile, davalı …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava zorunlu mali sorumluluk sigorta ilişkisinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Bu tür davalarda sigortacı, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşemeye ilişkin kanun hükümlerine göre, kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Davacı, davalı … … adına kayıtlı aracın, davacı şirket tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödediği tazminatın sigortalı ve
sigortalıya ait araç sürücüsünden tazminini talep etmiştir.Araç maliki ve sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesi gereğince sigortacı kendi akidine rücu hakkına sahiptir.Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen … araç sürücüsü olup sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığından hakkında açılan davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı …, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşemeye ilişkin kanun hükümlerine göre, kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Davacı, davalı … … adına kayıtlı aracın, davacı şirket tarafından düzenlenen zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödediği anlaşılmıştır.Araç maliki ile sigorta şirketi arasındaki sigorta sözleşmesi gereğince, sürücünün ağır kusuru,yeterli ehliyete sahip olmaması veya alkollü olması sonucu zarara neden olduğu takdirde sigortacı kendi akidine rücu hakkına sahiptir. Davacı … vekili sigortalı aracın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun öngördüğü sürücü belgesi olmaksızın kullanıldığını ve bu sırada zarara sebebiyet verildiğini iddia etmiştir. Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları 4/c maddesine göre, tazminatı gerektiren olay Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre, gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından meydana getirildiği taktirde, sigortacının sigorta ettirene rücu imkanı bulunmaktadır. Somut olayda, davacı sigortalıya ait aracın, kamyon vasfında olduğu ve sürücü …’ın “B” sınıfı sürücü belgesine sahip olduğu anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 38. maddesinde de, kamyon türünden motorlu araçları kullanacakların “C” sınıfı sürücü belgesine sahip olmaları zorunlu olduğu düzenlenmiş olup, aracı kullanan sürücünün, sürücü belgesinin, “B” sınıfı olduğu belirlendiği gibi, aksi de savunulmamıştır.
Bu duruma göre, meydana gelen hasardan sigortalı aracın gerekli ehliyetnameye sahip sürücü tarafından kullanılmaması nedeniyle davacı … şirketinin sigorta ettiren konumundaki davalı … …’a rücu imkanı
bulunduğunun kabulü zorunlu olup, davanın bu gerekçeler ile kabulü gerekirken, yazılı olduğu şekilde yanlış gerekçe ile davanın sigortalı … yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 60.00.TL temyiz başvuru harcının davacıdan alınmasına 24.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.