YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15494
KARAR NO : 2009/13978
KARAR TARİHİ : 02.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.6.2001- 31.5.2002 ve 16.10.2002- 15.7.2004 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait kum ocağı işyerinde 01.06.2001-31.05.2002, 16.10.2002-15.07.2004 tarihleri arasında geçen ve SSK’na eksik bildirilen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 16.06.2002-29.07.2002, 16.10.2002-15.07.2004 tarihleri arasında çalıştığının karar verilmiş ise de, kabule göre bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ve talep aşılarak varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının ispatlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin belirlenmesinde güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne var ki bu tür deliller salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı mümkündür. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer delillerle dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacının davalıya ait işyerinden 04.03.2002-15.06.2002 tarihleri arasında 103 30.07.2002-15.10.2002 tarihleri arasında 77 günlük çalışmaları kısmi ve kesintili olarak bildirilmiştir. Dava konusu yapılan tüm döneme ait dönem bordroları getirilmediğinden dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadıkları belirlenememiştir.Davacının kum ocağında şoför olarak çalıştığı iddia edildiğinden kum ocağındaki çalışmaların sürekli mi, mevsimlik mi olduğu konusu üzerinde durulmamış,ilgili kurumlardan araştırma yapılmamıştır. Davacı ve davalı taraf delillerinin Ankara 8 İş Mahkemesinin 2006/13 Esas sayılı dosya içinde olduğunu söylemelerine rağmen bu dosya içindeki delillerin ne olduğu bu dosya içine girip girmediği belli olmadığından yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan sonuca gidildiği ortadadır.
Yapılacak iş; Ankara 8. İş Mahkemesi’nin 2006/13 Esas nolu dosyasını getirtmek, davalı işyerinden dava konusu yapılan çalışma döneminin tamamında Kuruma işyerinden dönem bordrosu verilmiş ise çalışma dönemini kapsayan tarihte işyerinde çalıştığı bordrolar ile tespit edilen, bordrolarda kayıtlı işyeri çalışanlarını, bordro verilmemiş ise gerektiğinde zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde çalışma tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı davacı çalışmalarının sürekli olup olmadığı üzerinde durularak, kum ocağı dışında şoförlük yaptırılıp yaptırılmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, dinlenen tanıkların yukarıda açıklanın özelliklerde davacı ile beraber çalışan ve komşu işyerlerinde çalışan kayıtlara geçen kişiler olması halinde bunların da beyanlarını değerlendirmek, gerekli bilgi ve belgeleri toplamak , işyerindeki ve davalılara ait işyerlerinde gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan Estam Kum Tic….A.Ş.’ne iadesine, 02.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.