YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/19143
KARAR NO : 2009/15677
KARAR TARİHİ : 24.11.2009
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1479 sayılı Yasa’ya tabi hizmet süresinin 20 yıl 5 ay olarak tespitine,emeklilik aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı hizmet süresinin 20 yıl 5 ay olduğunun tespiti, basamak artışından kaynaklanan Kurumun usulsüz işleminin iptali,basamak artışından kaynaklanan farkı yatırmak suretiyle emeklilik hakkının ve emeklilik aylığı almaya hak kazandığının tespiti ile davacının hak ettiği birikmiş yaşlılık aylığının yasal faiziyle birlikte ödenmesi, istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 25/03/1987-03/09/2007 tarihleri arasında primlerini gecikme zammı ile ödemesi halinde bu tarihler arasında isteğe bağlı sigortalı sayılması gerektiğinin ve böylece davacının 03/09/2007 başvuru tarihi itibarıyla yaşlılık aylığına hak kazandığından bunu takip eden aybaşı olan 01/10/2007 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
HUMK’nun 389. maddesinde, Mahkeme kararında taraflara yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası, kararın esası olup, açık ve infazı mümkün olmalıdır. Şarta bağlı ve terditli olarak hüküm kurulamaz. Davanın açıldığı tarihteki duruma göre hüküm fıkrasında, asıl talep ile yardımcı talepler hakkında, şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde, açık olarak karar verilmelidir.
Yapılacak iş; davacıya, davalı Kurumca çıkarılan basamak farkından doğan prim borçları ile diğer prim borçlarını ödemesi için önel vermek, davacı prim borcunu öderse çıkacak sonuca göre aylık talebi hakkında karar vermek, prim borçlarını ödemezse 25.03.1987-01.01.2002 tarihleri arasında ödenen primlerin sigortalılık başlangıcından itibaren ne kadar sigortalılık süresine denk geldiğini tesbit etmek ,davacının tesbit edilen bu sürelerde sigortalı olduğunu kabul etmek ve yaşlılık aylığı talebini çıkacak sonuca göre değerlendirerek bu konuda açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde şarta bağlı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.