YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2330
KARAR NO : 2007/2159
KARAR TARİHİ : 21.06.2007
MAHKEMESİ :Bandırma Asliye 2.Hukuk Mah.
DAVALILAR :
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların ilgilisi bulunduğu aracın müvekkiline ait araca kusurlu olarak çarparak hasara neden olduğunu,bu nedenle,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000.000.000.TL.nın kaza tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ….Şti. vekili, davanın reddini istemiş diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,davanın kabulü ile 1.000.000.000.TL.maddi zararın ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş,bu karara karşı davalı ….Şti.vekilinin temyiz istemi,verilen kararın kesinlik sınırında olması nedeniyle 25.12.2006 tarihli Ek karar ile reddedilmiş,verilen bu karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya dair haklar saklı tutularak 1.000.00.YTL tazminatın davalılardan müteselsilen tahsili istenilmiş olup, davacı zararı Adli Tıp Kurumu raporuyla toplam 7.122.04. EURO, İTÜ bilirkişi kurulu raporuyla da kusura tekabül eden miktar 6.494.693.054.TL olarak belirlenmiştir. Fazlaya ilişkin hak saklı tutularak zararın (alacağın) bir kısmı dava edildiğinde kesinlik sınırı zararın (alacağın), tamamı dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu hale göre karar Yargıtay denetimine tabidir. Bu nedenle mahkemenin 25.12.2006 tarihli ek kararının kaldırılarak işin esasının incelemesine geçildi;
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava dilekçesinde davalıların tam (%100) kusuruna dayanılarak fazlaya dair haklar saklı olmak kaydı ile 1.000.00.YTL’nin tahsili istenmiştir. Yargılama sonunda davalı tarafın %75 oranında kusurlu olduğu saptandığına göre, istekten davacıya isabet eden %25 kusur oranında indirim yapılarak karar verilmesi gerekirken istek aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi HUMK.nun 74. maddesine aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kararın BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 21.6.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.