Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2009/5924 E. 2009/6617 K. 20.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5924
KARAR NO : 2009/6617
KARAR TARİHİ : 20.10.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı 3.kişi vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen. 20.10.2009 Salı günü davacı 3.kişi … Tarım Ltd. Şti vekili Av…. ile davalı alacaklı … vekili Av…. ve davalı borçlu … San ve Tic.Ltd.Şti vekili Av. … geldiler. Temyiz dIlekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesi ile, Karacabey İcra Müdürlüğünün 2007/5923 Esas ve Elmalı İcra Müdürlüğünün 2007/446 Talimat sayılı dosyasından, davacının kiraladığı bahçede yetiştirdiği fidelerin 17.12.2007 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK”nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile anılan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, borçluya ait ruhsat kapsamında kalan yerde haczin yapıldığını, davacının sunduğu ruhsatın bu yere ilişkin olmadığını ve davacı ile borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu vekili, dava konusu malların borçlu şirkete ait olduğunu belirmiştir.
Mahkemece, mahallinde bilirkişi aracılığı ile yapılan keşif sonucu, haciz yapılan yerin borçlu tarafından sunulan ruhsat kapsamında kaldığının tesbit edildiği ve aynı yere ilişkin iki ruhsat verilemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
Dava konusu fidanlar 17.12.2007 tarihinde ,borçlu şirket yetkilisi huzurunda haczedilmiştir. İİK’nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısı ile davalı alacaklı yararınadır. Mülkiyet karinesinin aksinin davacı 3.kişi tarafından her türlü delille ispatlanması olanaklıdır.
Davalı borçlu şirket 24.11.2005 tarihli, davacı 3.kişi şirket ise 13.12.2006 tarihli Tarım İl müdürlüğü tarafından verilmiş Bitki Yetiştirme Ruhsatlarını sunarak, her biri fidanların kendi ruhsatları kapsamında dikildiğini iddia etmiştir.Sunulan bu belgelerde ruhsat verilen alan basit kroki şeklinde çizilmiş, tapu kayıtları belirtilmemiş ve sınırdaki taşınmazların kime ait olduğu belirtilmeden “bahçe “nitelemesi ile yetinilmiştir. 03.08.2008 tarihli fen bilirkişisi raporunda gösterilen taşınmazın 24.11.2005 tarihli ruhsat kapsamındaki alana şeklen kısmen uyduğu ,yön ve komşu taşınmazlara göre bütün olarak değerlendirildiğinde uyumlu bulunduğu davacının sunduğu 13.12.2006 tarihli ruhsatın şekil olarak uymadığı belirtilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen tanıklardan taşınmaz sahibi …, taşınmazı Şubat 2006 tarihinde sözleşme gereğince davacı şirket ortağı meltemin eşi …’e kiraya verdiğini ve fidanları onun diktiğini, kira parasını da bu şahsın ödediğini belirtmiş,diğer dinlenen tanıklar ise davacı şirket adına fidanları diktiklerini, sulama sistemi kurduklarını ve paralarını …’ten aldıklarını beyan etmişlerdir.
Borçlu tarafından sunulan 11.12.2006 ve 15.03.2007 tarihli taşıma ve satış sertifikalarından 24.11.2005 tarihli ruhsat kapsamındaki taşınmazda yetiştirilmiş fidanların belirtilen tarihlerde nakline izin verildiği anlaşılmaktadır
Buna göre, borçlunun bu taşınmazda dikilmiş fidanları en son 15.03.2007 tarihinde sökülmüş ve nakil edilmiştir.Bu tarihten sonra borçlu şirketin bu yerde bulunan fidanları diktiğine ilişkin bir delil sunulmamış, aksine 17.12.2007 tarihinde haczedilen fidanların 2007 nisan ayında davacı şirket tarafından diktirildiği ayrıntılı ve birbirini teyit eden tanık anlatımları ve diğer belgelerle sabit olmuştur.
Tüm olgular birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu fidanların davacı şirket tarafından dikildiği, İl Tarım Müdürlüğünün verdiği cevapta da belirtildiği üzere sunulan ruhsatlardaki krokilerin kadastro bilirkişileri tarafından çizilmediği ve basit krokiler olduğu yönünde yapılan açıklama ve yine fidanların bulunduğu taşınmaz … ve … köyleri hudutlarında kaldığı halde borçlu adına düzenlenen ruhsatta … köyü, davacı adına olan ruhsata ise … köyü olarak belirtildiği, bu anlamda sağlıklı bir yer tesbitinin mümkün olmadığı sabit olduğu halde salt bu nitelikteki borçlu şirket adına düzenlenen ruhsat dikkate alınarak dava konusu fidanların borçlu şirkete ait olduğuna karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece, belirtilen bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm BOZULMASINA 625.00.TL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.